Daniel 2:35 — Compare Translations
7 translations compared side by side
Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazın harman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgar çıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpan taşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu.
Turkish (Yaşam Yayınları)
Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazın harman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgar çıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpan taşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
O zaman demir, balçık, tunç, gümüş, ve altın birlikte parçalandılar, ve yaz harmanlarının saman ufağı gibi oldular; ve onları yel kaldırdı, ve onlar için bir yer bulunmadı; ve heykeli vurmuş olan taş büyük bir dağ oldu, ve bütün dünyayı doldurdu.
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazın harman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgar çıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpan taşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
O zaman demir, balçık, tunç, gümüş, ve altın birlikte parçalandılar, ve yaz harmanlarının saman ufağı gibi oldular; ve onları yel kaldırdı, ve onlar için bir yer bulunmadı; ve heykeli vurmuş olan taş büyük bir dağ oldu, ve bütün dünyayı doldurdu.
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
Демир, кил, тунч, гюмюш, алтън айнъ анда парчаландъ; язън харман йериндеки саман чьоплери гиби олдулар. Деркен бир рюзгар чъктъ, хич из бъракмадан хепсини алъп гьотюрдю. Хейкеле чарпан ташса бюйюк бир да олду, бютюн дюняйъ долдурду.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
O zaman demir, kil, tunç, gümüş ve altın birlikte parçalandı ve yaz harman yerlerinin saman çöpü gibi oldular. Rüzgâr onları alıp götürdü, öyle ki, onlar için bir yer bulunamadı. Surete çarpan taş büyük bir dağ oldu ve bütün dünyayı doldurdu."