Luke 7:37 — Compare Translations

9 translations compared side by side

Turkish (Halk Dilinde İncil) 2013
O şehirde günahkâr olarak bilinen bir kadın vardı. İsa’nın Ferisi’nin evinde yemek yediğini duydu. Kaymaktaşından yapılmış kap içinde hoş kokulu pahalı bir yağ getirdi.
Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsa’nın, Ferisi’nin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsa’nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O’nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.
Turkish (TTT) (Türkçe Tercüme)
Birden bir kadın göründü. O kasabada günahkâr olarak bilinen kadın İsaʼnın Ferisiʼnin evinde oturduğunu öğrenmişti. Kaymaktaşından yapılmış bir kapta hoş kokulu yağ getirdi.
Turkish (Yaşam Yayınları)
O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsanın, Ferisinin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsanın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla Onun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
Ve işte, şehirde bulunan bir kadın, bir günahkâr kadın, Ferisinin evinde sofrada olduğunu öğrenince, bir ak mermer kapta değerli yağ getirip
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
O kentte günah içinde yaşayan bir kadın vardı. İsa'nın Ferisi'nin evinde sofrada oturduğunu öğrenince, kaymaktaşı bir kapta güzel kokulu yağ getirdi.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
Ve işte, şehirde bulunan bir kadın, bir günahkâr kadın, Ferisinin evinde sofrada olduğunu öğrenince, bir ak mermer kapta değerli yağ getirip
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
О сърада, кентте гюнахкяр оларак танънан бир кадън, Иса'нън, Фериси'нин евинде йемек йедиини ьорениндже каймакташъндан бир кап ичинде гюзел кокулу я гетирди. Иса'нън аркасънда, аякларънън дибинде дуруп алаярак, гьозяшларъйла О'нун аякларънъ ъслатмая башладъ. Сачларъйла аякларънъ силди, ьоптю ве яъ юзерлерине сюрдю.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
İşte, o kentte günahkâr bir kadın vardı. Yeşua’nın Ferisi’nin evinde sofrada oturduğunu öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu bir yağ getirdi.