Mark 2:15 — Compare Translations

9 translations compared side by side

Turkish (Halk Dilinde İncil) 2013
Daha sonra İsa ile şakirtleri Levi’nin evine gittiler, yemeğe oturdular. Sofrada onlarla beraber vergiciler ve günahkâr sayılan birçok kişi oturuyordu. İsa’yı takip eden böyle birçok kişi vardı.
Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
Sonra İsa, Levi’nin evinde yemek yerken, birçok vergi görevlisiyle günahkâr O’nunla ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturmuştu. O’nu izleyen böyle birçok kişi vardı.
Turkish (TTT) (Türkçe Tercüme)
Sonra İsa, Leviʼnin evinde oturmuş yemek yiyordu. O zaman vergi memurları dahil birçok günahkâr İsaʼyla ve Oʼnun öğrencileriyle birlikte yemeğe oturdu. İsaʼnın peşinden giden böyle birçok kişi vardı.
Turkish (Yaşam Yayınları)
Sonra İsa, Levinin evinde yemek yerken, birçok vergi görevlisiyle günahkâr Onunla ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturmuştu. Onu izleyen böyle birçok kişi vardı.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
Ve vaki oldu ki, onun evinde sofrada oturuyordu. Bir çok vergi mültezimleri ve günahkârlar İsa ve onun şakirtleri ile sofraya oturdular; zira çokluk idiler, ve onun ardınca gidiyorlardı.
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
İsa Levi'nin evinde sofraya oturdu. Gümrük vergisi toplayanlarla günahlılardan oluşan büyük bir kalabalık İsa ve öğrencileriyle birlikte sofrada oturuyordu. Çünkü O'nu izleyenlerin sayısı çoktu.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
Ve vaki oldu ki, onun evinde sofrada oturuyordu. Bir çok vergi mültezimleri ve günahkârlar İsa ve onun şakirtleri ile sofraya oturdular; zira çokluk idiler, ve onun ardınca gidiyorlardı.
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
Сонра Иса, Леви'нин евинде йемек йеркен, бирчок верги гьоревлисийле гюнахкяр О'нунла ве ьоренджилерийле бирликте софрая отурмушту. О'ну излейен бьойле бирчок киши вардъ.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
Onun evinde sofrada oturuyordu, birçok vergi görevlisi ve günahkâr Yeşua'yla ve öğrencileriyle sofraya oturmuştu. Çünkü çok kişi vardı, O’nun ardınca gidiyorlardı.