Philippians 2:27 — Compare Translations
9 translations compared side by side
Turkish (Halk Dilinde İncil) 2013
Gerçekten hastalığı onu ölüm döşeğine düşürdü. Fakat Allah ona da bana da merhamet etti. Onu hastalıktan kurtardı. Kederimin daha da çoğalmasına izin vermedi.
Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
Gerçekten de ölecek kadar hastaydı. Ama Tanrı ona acıdı; yalnız ona değil, acı üstüne acı duymayayım diye bana da acıdı.
Turkish (TTT) (Türkçe Tercüme)
Gerçekten de ölüm derecesinde hastaydı. Ama Allah ona merhamet etti. Sadece ona değil, bana da merhamet etti. Yoksa üzüntü üzerine üzüntü duyacaktım.
Turkish (Yaşam Yayınları)
Gerçekten de ölecek kadar hastaydı. Ama Tanrı ona acıdı; yalnız ona değil, acı üstüne acı duymayayım diye bana da acıdı.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
gerçi ölüm derecesinde hasta oldu; ancak Allah ona, yalnız ona değil, fakat hüzün üzerine hüznüm olmasın diye, bana da merhamet etti.
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Evet, ölümle burun buruna gelecek kadar hasta düştü. Ama Tanrı ona acıdı. Yalnız ona değil, daha büyük üzüntüye düşmeyeyim diye bana da acıdı.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
gerçi ölüm derecesinde hasta oldu; ancak Allah ona, yalnız ona değil, fakat hüzün üzerine hüznüm olmasın diye, bana da merhamet etti.
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
Герчектен де ьоледжек кадар хастайдъ. Ама Танръ она аджъдъ; ялнъз она деил, аджъ юстюне аджъ дуймаяйъм дийе бана да аджъдъ.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
Gerçekten de ölüm derecesinde hastaydı. Ama Tanrı ona merhamet etti; yalnız ona değil, keder üzerine kederle dolmayayım diye bana da merhamet etti.