Revelation 10:2 — Compare Translations
9 translations compared side by side
Turkish (Halk Dilinde İncil) 2013
Sonra gökten inen kuvvetli başka bir melek gördüm. Buluta sarınmıştı, başının üzerinde gökkuşağı vardı. Yüzü güneşe, ayakları ateşten sütunlara benziyordu.
Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
Elinde açılmış küçük bir tomar vardı. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya koyarak aslanın kükremesini andıran yüksek sesle bağırdı. O bağırınca, yedi gök gürlemesi dile gelip seslendiler.
Turkish (TTT) (Türkçe Tercüme)
Elinde açılmış küçük bir tomar tutuyordu. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya bastı.
Turkish (Yaşam Yayınları)
Elinde açılmış küçük bir tomar vardı. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya koyarak aslanın kükremesini andıran yüksek sesle bağırdı. O bağırınca, yedi gök gürlemesi dile gelip seslendiler.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
ve elinde açılmış küçük bir kitap vardı; ve sağ ayağını deniz üzerine, ve sol ayağını kara üzerine koydu;
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
Elinde açık bir kitapçık tutuyordu. Sağ ayağıyla denize, sol ayağıyla karaya bastı.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
ve elinde açılmış küçük bir kitap vardı; ve sağ ayağını deniz üzerine, ve sol ayağını kara üzerine koydu;
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
Елинде ачълмъш кючюк бир томар вардъ. Са аяънъ денизе, сол аяънъ карая коярак асланън кюкремесини андъран йюксек сесле баърдъ. О баърънджа, йеди гьок гюрлемеси диле гелип сеслендилер.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
Elinde küçük, açık bir kitap vardı. Sağ ayağını denize, sol ayağını karaya koydu.