Zechariah 4:2 — Compare Translations

7 translations compared side by side

Turkish (TCL02) NTB (New Turkish Bible) 2009 Version
“Ne görüyorsun?” diye sordu. “Som altın bir kandillik görüyorum” diye yanıtladım, “Tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var.
Turkish (Yaşam Yayınları)
Ne görüyorsun? diye sordu. Som altın bir kandillik görüyorum diye yanıtladım, Tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var.
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
Ve bana dedi: Ne görüyorsun? Ve dedim: Görüyorum, ve işte, bir şamdan, hep altın, ve tepesinde kendi yağ kabı, ve üzerinde yedi kandili; ve tepesinde olan yedi kandile yedi boru var;
Turkish KKDEU (Kutsal Kitap ve Deuterokanonik Kitaplar)
“Ne görüyorsun?” diye sordu. “Som altın bir kandillik görüyorum” diye yanıtladım, “Tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var.
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
Ve bana dedi: Ne görüyorsun? Ve dedim: Görüyorum, ve işte, bir şamdan, hep altın, ve tepesinde kendi yağ kabı, ve üzerinde yedi kandili; ve tepesinde olan yedi kandile yedi boru var;
Turkish TKK (Кирил харфлерийле Тюркче Кутсал Китап)
„Не гьорюйорсун?“ дийе сорду. „Сом алтън бир кандиллик гьорюйорум“ дийе янътладъм, „Тепесинде зейтиняъ ичин бир тас, юзеринде йеди кандил, кандиллерде йедишер олук вар.
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
Bana, “Ne görüyorsun?” dedi. “Gördüm” dedim. “İşte, tümüyle altından bir şamdan, tepesinde kendi yağ kabı ve üzerinde yedi kandili var; ve tepesindeki her kandil için yedi boru var.