bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Ezekiel 28
Ezekiel 28
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 27
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 29 →
1
VE bana RABBİN şu sözü geldi:
2
Âdem oğlu, Sur hükümdarına de: Rab Yehova şöyle diyor: Mademki yüreğin yükseldi, ve sen: Ben ilâhım, denizlerin bağrında Allah tahtında oturuyorum, dedin; ve sen Allah değil ancak bir insanken, yüreğini Allah yüreği gibi ettin; —
3
işte, Danielden daha hikmetlisin; hiç bir sırrı senden gizliyemezler;
4
hikmetinle ve anlayışınla kendine servet yaptın, ve hazinelerinde altın ve gümüş topladın;
5
büyük hikmetinle ve ticaretinle servetini artırdın, ve servetinle yüreğin yükseldi; —
6
bundan dolayı Rab Yehova şöyle diyor: Mademki yüreğini Allah yüreği gibi ettin,
7
bundan dolayı, işte, senin üzerine yabancıları, milletlerin korkunçlarını, getireceğim; ve hikmetinin güzelliğine karşı kılıçlarını çekecekler, ve senin parlaklığını murdar edecekler.
8
Seni çukura indirecekler; ve sen denizlerin bağrında, öldürülmüş adamların ölümü ile, öleceksin.
9
Seni öldürene karşı da: Ben Allahım, diyecek misin? ve seni yaralıyanın elinde sen Allah değil, bir insansın.
10
Yabancılar elile, sünnetsizler ölümü ile öleceksin; çünkü ben söyledim, Rab Yehovanın sözü.
11
Ve bana RABBİN şu sözü geldi:
12
Âdem oğlu, Sur kıralı için mersiye oku, ve ona de: Rab Yehova şöyle diyor: Kemalin mührü, hikmetle dolu, güzellikte tam olan sendin.
13
Sen Adende, Allahın bahçesinde, idin; sarı yakut, kırmızı akik, ve beyaz akik, gök zümrüt, akik, yeşim, safir, kızıl yakut, zümrüt taşları ile, bütün değerli taşlarla, ve altınla kaplanmıştın; teflerinin ve zurnalarının işçiliği sende idi; yaratıldığın gün hazırlanmıştılar.
14
Sen meshedilmiş gölge salan kerubi idin; ve seni ben diktim, Allahın mukaddes dağı üzerinde idin; ateşten taşlar arasında gezdin.
15
Sende kötülük olduğu bulununcıya kadar yaratıldığın günden beri yollarında kâmildin.
16
Ticaretinin çokluğundan ötürü senin içini zorbalıkla doldurdular, ve suç işledin; ve seni murdar şey gibi Allahın dağından attım; ve seni, gölge salan kerubi, ateşten taşlar arasından atıp yok ettim.
17
Senin yüreğin güzelliğinden ötürü yükseldi; parlaklığından ötürü hikmetini bozdun; seni yere çaldım; görsünler diye kıralların gözü önüne seni attım.
18
Kendi makdislerini fesatlarının çokluğu ile, ticaretinin kötülüğü ile bozdun; ve senin içinden ateş çıkardım; seni o yiyip bitirdi, ve bütün seni görenlerin gözü önünde seni yeryüzünde kül ettim.
19
Kavmlar arasında seni tanıyanların hepsi sana şaşacaklar; sen bir dehşet oldun, ve ebede kadar yok olacaksın.
20
Ve bana RABBİN şu sözü geldi:
21
Âdem oğlu, yüzünü Saydaya doğru çevir, ve ona karşı peygamberlik et,
22
ve de: Rab Yehova şöyle diyor: İşte, ey Sayda, ben sana karşıyım; ve senin içinde izzet bulacağım; ve onun içinde hükümler yürüttüğüm zaman bilecekler ki, ben RAB'İM, ve onun içinde takdis olunacağım.
23
Ve onun içine veba, ve sokaklarına kan göndereceğim; ve çepçevre onun üzerine gelen kılıçla içinde yaralılar düşecekler; ve bilecekler ki, ben RAB'İM.
24
Ve İsrail evinin çevresinde olup onları tahkir edenlerin hiç birinden artık onlara batan bir çalı, ve acıtan bir diken kalmıyacak; ve bilecekler ki, ben Rab Yehovayım.
25
Rab Yehova şöyle diyor: Aralarına dağılmış oldukları kavmlardan İsrail evini topladığım, ve milletlerin gözü önünde onların içinde takdis edildiğim zaman, kulum Yakuba vermiş olduğum kendi topraklarında oturacaklar.
26
Ve orada emniyetle oturacaklar; ve çepçevre onları tahkir edenlerin hepsi üzerinde hükümler yürüttüğüm zaman, evler yapacaklar, ve bağlar dikecekler, ve emniyette oturacaklar; ve bilecekler ki, ben onların Allahı RAB'İM.
← Chapter 27
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 29 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48