bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Nahum 3
Nahum 3
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 2
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
1
KANLI şehrin vay başına! hep yalanla ve soygunculukla dolu; şikâr ortadan kalkmıyor.
2
Kamçının sesi, ve tekerlekler gürültüsünün sesi, ve koşan atlar, ve sıçraşan cenk arabaları,
3
saldıran atlılar, ve yalabık kılıç, ve pırıldıyan mızrak, ve vurulmuşlar alayı, ve büyük ölüler yığını, ve leşlerin sonu yok; leşlerine ayakları takılıyor; —
4
sevimli fahişenin, afsunlar sahibesinin, fahişeliklerinin çokluğundan ötürüdür, fahişeliklerile milletleri, ve afsunları ile aşiretleri satıyor.
5
İşte, ben sana karşıyım, ordular RABBİNİN sözü, ve senin eteklerini yüzüne kaldıracağım; ve milletlere senin çıplaklığını, ve ülkelere aybını göstereceğim.
6
Ve senin üzerine pislikler atacağım, ve seni rüsvay edeceğim, ve seni temaşaya arzedeceğim.
7
Ve vaki olacak ki, sana bakanların hepsi senden kaçacaklar, ve diyecekler: Nineve viran oldu; onun için kim dövünür? nereden senin için teselli ediciler arıyayım?
8
Sen No-amondan daha iyi misin? o şehir ki, ırmaklar arasında bulunuyordu, çevresinde sular vardı; hisarı denizdi, ve duvarı denizdendi.
9
Habeş ili ile Mısır onun kuvveti idi, ve sonsuzdu; Put ve Lubîler onun yardımcıları idiler.
10
Böyle iken yine sürüldü, sürgünlüğe gitti; yavruları da bütün sokak başlarında yere çalındılar; ve itibarlı adamları için kura attılar, ve bütün büyükleri zincirlere vuruldular.
11
Sen de sarhoş olacaksın; saklanacaksın; düşman önünde sen de sığınacak hisar arıyacaksın.
12
Senin bütün hisarların ilk turfandaları ile incir ağaçları gibidir; silkince yiyenin ağzına düşecekler.
13
İşte, senin içinde kavmın kadın oldular; memleketinin kapıları düşmanlarına geniş açıldılar; senin kapı sürgülerini ateş yiyip bitirdi.
14
Muhasara vakti için kendine su çek; hisarlarını pekiştir; çamura girip balçığı çiğne; tuğla ocağını pekiştir.
15
Ateş orada seni yiyip bitirecek; kılıç seni kesip atacak; yelek gibi seni yiyecek; yelek gibi çoğal, çekirge gibi çoğal.
16
Kendi tüccarlarını göklerin yıldızlarından ziyade çoğalttın; yelek yayılır, sonra kaçıp gider.
17
Senin emîrlerin çekirgeler gibi, ve başbuğların çekirge sürüsü gibi, o sürü ki günün serinliğinde çitlere konar, güneş doğunca kaçar, ve yerleri bilinmez, neredeler.
18
Ey Aşur kıralı, çobanların uyuyor; ileri gelenlerin kımıldamıyor; dağlar üzerinde kavmın dağıldı, ve toplıyan yok.
19
Senin kırığına dindirecek ilâç yok; yaran iyi olmaz; haberini işitenlerin hepsi senin için el çırpıyorlar; çünkü ardı kesilmeden senin kötülüğün kimin üzerinden geçmedi?
← Chapter 2
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
All chapters:
1
2
3