bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
/
Deuteronomy 10
Deuteronomy 10
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
← Chapter 9
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 11 →
1
O sırada Yahve bana şöyle dedi: "İlki gibi iki taş levha kes, dağa yanıma çık ve ağaçtan bir sandık yap.
2
Kırdığın önceki levhaların üzerindeki sözleri bu levhaların üzerine yazacağım ve onları sandığa koyacaksın.”
3
Akasya ağacından bir sandık yaptım, ilki gibi iki taş levha kestim ve elimde iki levhayla dağa çıktım.
4
Toplantı gününde Yahve'nin dağda ateşin içinden size söylediği On Buyruk'u önceki yazıya göre levhaların üzerine yazdı; ve Yahve onları bana verdi.
5
Dönüp dağdan indim ve levhaları yapmış olduğum sandığa koydum; ve onlar Yahve'nin bana buyurduğu gibi oradalar.
6
(İsrael'in çocukları Beerot Bene Yaakan'dan Moseray'a gittiler. Orada Aron öldü ve orada gömüldü; ve oğlu Eleazar onun yerine kâhinlik makamında hizmet etti.
7
Oradan Gudgoda'ya ve Gudgoda'dan Yotvata'ya gittiler.
8
O sırada Yahve, Levi oymağını, Yahve'nin Antlaşma Sandığı'nı taşımaları, bugüne dek Yahve'nin önünde durup O'na hizmet etmeleri ve O'nun adıyla kutsamaları için ayırmıştı.
9
Bu nedenle Levi'nin kardeşleri ile payı ve mirası yoktur. Tanrın Yahve'nin ona söylediği gibi, Yahve onun mirasıdır.)
10
İlk seferinde olduğu gibi kırk gün kırk gece dağda kaldım; Yahve o zaman da beni dinledi. Yahve seni yok etmeyecekti.
11
Yahve bana şöyle dedi: "Kalk, halkın önünde yola çık; ve onlara vermek üzere atalarına ant içtiğim diyara girecekler ve onu mülk edinecekler.”
12
Şimdi, ey İsrael, Tanrın Yahve'den korkmaktan, O'nun bütün yollarında yürümekten, O'nu sevmekten, Tanrın Yahve'ye bütün yüreğinle, bütün canınla hizmet etmekten,
13
bugün iyiliğin için sana buyurmakta olduğum Yahve'nin buyrukları ve kurallarını tutmaktan başka, Tanrın Yahve senden ne ister?
14
İşte, gökler, göklerin göğü, yeryüzü ve içindeki her şey Tanrın Yahve'ye aittir.
15
Yalnız Yahve atalarınızı sevmekten hoşlandı ve onlardan sonra soylarını, bugün olduğu gibi sizi bütün halkların üstünde seçti.
16
Bu nedenle yüreğinizin sünnet derisini sünnet edin ve artık sert enseli olmayın.
17
Tanrınız Yahve, ilâhların Tanrısı, efendilerin Efendi'si, büyük, güçlü ve heybetli Tanrı'dır, insanları kayırmaz ve rüşvet almaz.
18
Yetimin ve dulun hakkını verir, yabancıyı yiyecek ve giyecek vererek onu sever.
19
Bu nedenle yabancıyı sevin; çünkü siz de Mısır diyarında yabancıydınız.
20
Tanrın Yahve'den korkacaksın. O'na hizmet edeceksin. O'na bağlanacaksın ve O'nun adıyla ant içeceksin.
21
Gözlerinin gördüğü bu büyük ve heybetli şeyleri senin için yapan Tanrın'dır, O senin övgündür.
22
Ataların yetmiş kişiyle birlikte Mısır'a indiler; ve şimdi Tanrın Yahve seni kalabalıkta gökyüzünün yıldızları gibi yaptı.
← Chapter 9
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 11 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34