bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Genesis 15
Genesis 15
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 14
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 16 →
1
BU şeylerden sonra, ruyada Abrama RABBİN şu sözü geldi: Ey Abram, korkma; ben sana kalkanım, senin çok büyük mükâfatınım.
2
Ve Abram dedi: Ya RAB Yehova, bana ne vereceksin? Ben çocuksuz gidiyorum, ve evimin sahibi bu Şamlı Eliezer olacaktır.
3
Ve Abram dedi: İşte, bana zürriyet vermedin; ve işte, evimde doğan benim mirasçım olacaktır.
4
Ve işte, kendisine RABBİN şu sözü geldi: Bu senin mirasçın olmıyacak; ancak senin sulbünden çıkacak olan senin mirasçın olacaktır.
5
Ve onu dışarıya çıkarıp dedi: Şimdi göklere bak, ve eğer yıldızları sayabilirsen, onları say; ve ona dedi: Zürriyetin böyle olacaktır.
6
Ve RABBE iman etti, ve onu kendisine salâh saydı.
7
Ve ona dedi: Bu diyarı miras almak üzre, onu sana vermek için seni Kildanîlerin Ur şehrinden çıkaran RAB ben im.
8
Ve dedi: Ya Rab Yehova, onu miras alacağımı ne ile bileceğim?
9
Ve ona dedi: Bana üç yıllık bir inek, ve üç yıllık bir keçi, ve üç yıllık bir koç, ve bir kumru, ve bir güvercin yavrusu al.
10
Ve bütün bunları ona aldı, ve onları ortadan yardı, ve her yarımı ötekinin karşısına koydu, fakat kuşları yarmadı.
11
Ve yırtıcı kuşlar cesetlerin üzerine indiler, ve Abram onları kovdu.
12
Ve vaki oldu ki, güneş batarken, Abramın üzerine ağır bir uyku düştü; ve işte, onun üzerine bir dehşet, koyu karanlık, düştü.
13
Ve Abrama dedi: İyi bil ki, senin zürriyetin kendilerinin olmıyan bir memlekette garip olacak, ve onlara kulluk edecekler, ve kendilerine dört yüz yıl cefa edecekler;
14
ve kulluk edecekleri millete ben hükmedeceğim; ve ondan sonra büyük malla çıkacaklardır.
15
Fakat sen atalarına selâmetle gideceksin; ve güzel ihtiyarlıkta gömüleceksin.
16
Ve dördüncü nesilde buraya döneceklerdir; çünkü Amorîlerin fesadı henüz tamam olmamıştır.
17
Ve vaki oldu ki, güneş batıp karanlık olunca, işte, dumanlı bir fırın ve alevli bir meşale bu parçaların arasından geçti.
18
O günde RAB Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar, bu diyarı,
19
Kenîleri, ve Kenizzîleri, ve Kadmonîleri,
20
ve Hittîleri, ve Perizzîleri, ve Refaları,
21
ve Amorîleri, ve Kenânlıları, ve Girgaşîleri, ve Yebusîleri senin zürriyetine verdim.
← Chapter 14
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 16 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50