bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Genesis 45
Genesis 45
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 44
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 46 →
1
VE Yusuf yanında duranların hepsinin önünde kendini tutamadı; ve bağırdı: Herkesi yanımdan çıkarın. Ve Yusuf kendisini kardeşlerine tanıttığı zaman, yanında hiç kimse yoktu.
2
Ve yüksek sesle ağladı; ve Mısırlılar işittiler, ve Firavunun evi işitti.
3
Ve Yusuf kardeşlerine dedi: Ben Yusufum, babam hâlâ yaşıyor mu? Ve kardeşleri kendisine cevap veremediler; çünkü karşısında şaşırdılar.
4
Ve Yusuf kardeşlerine dedi: Rica ederim, bana yaklaşın. Ve yaklaştılar. Ve dedi: Mısıra sattığınız kardeşiniz Yusuf ben im.
5
Ve şimdi beni buraya sattığınıza kederlenmeyin, ve size güç gelmesin; çünkü Allah hayatı korumak için beni önünüzden gönderdi.
6
Çünkü bu iki yıldır memlekette kıtlık var; ve daha beş yıl var ki, onlarda çift sürme ve biçme olmıyacaktır.
7
Ve Allah yeryüzünde sizin için bir bakiye saklamak ve sizi büyük kurtuluşla yaşatmak için beni önünüzden gönderdi.
8
Ve şimdi beni buraya gönderen siz değilsiniz, ancak Allahtır; ve beni Firavuna baba, ve bütün evine efendi, ve bütün Mısır diyarına hükümdar kıldı.
9
Acele edin, ve babama gidin, ve ona diyin: Oğlun Yusuf böyle diyor: Allah beni bütün Mısır diyarına hükümdar kıldı; yanıma in, durma;
10
ve Goşen vilâyetinde oturursun, ve sen, ve oğulların, ve oğullarının oğulları, ve sürülerin, ve sığırların, ve senin olan her şey bana yakın olursunuz;
11
ve seni orada beslerim; çünkü daha beş yıl kıtlık olacaktır; yoksa sen ve evin ve senin olanların hepsi yoksulluk çekersiniz.
12
Ve işte, gözleriniz ve kardeşim Benyaminin gözleri görüyor ki, size söyliyen benim ağzımdır.
13
Ve Mısırda olan bütün izzetimi ve bütün gördüğünüzü babama bildirirsiniz; ve acele edip babamı buraya indirirsiniz.
14
Ve kardeşi Benyaminin boynuna kapanıp ağladı; ve Benyamin onun boynunda ağladı.
15
Ve bütün kardeşlerini öpüp onların boynunda ağladı; ve ondan sonra kardeşleri kendisile konuştular.
16
Ve Yusufun kardeşleri geldi diye Firavunun evinde haber işitildi; ve Firavunun gözünde ve kullarının gözlerinde hoş göründü.
17
Ve Firavun Yusufa dedi: Kardeşlerine söyle: Bunu yapın; hayvanlarınızı yükletin, ve gidip Kenân diyarına varın;
18
ve babanızı ve evleriniz halkını alıp yanıma gelin; ve size Mısır diyarında iyi olanı vereceğim, ve diyarın yağından yersiniz.
19
Ve sana emrolundu, bunu yapın; yavrularınız için ve karılarınız için Mısır diyarından kendinize arabalar alın, ve babanızı getirip gelin.
20
Gözleriniz de eşyanız üzerinde kalmasın, çünkü bütün Mısır diyarının iyi şeyleri sizindir.
21
Ve İsrailin oğulları böyle yaptılar; ve Yusuf Firavunun emri üzerine onlara arabalar verdi, ve yol için onlara azık verdi.
22
Hepsine, her birine birer kat yedek esvap verdi; fakat Benyamine üç yüz parça gümüş, ve beş kat yedek esvap verdi.
23
Ve babasına böylece, yani, Mısırın iyi şeylerile yüklü on eşek, ve babası için yolda buğday ve ekmek ve azık yüklü on dişi eşek gönderdi.
24
Ve kardeşlerini gönderdi, ve gittiler: ve onlara dedi: Yolda kavga etmeyin.
25
Ve Mısırdan çıkıp Kenân diyarına babaları Yakuba geldiler.
26
Ve ona: Yusuf hâlâ yaşıyor, ve o bütün Mısır diyarına hükümdardır, diye bildirdiler. Ve yüreği donuk kaldı, çünkü onlara inanmadı.
27
Ve Yusufun kendilerine dediği bütün sözleri ona söylediler; ve kendisini taşımak için Yusufun gönderdiği arabaları görünce, babaları Yakubun canı dirildi;
28
ve İsrail dedi: Yeter; oğlum Yusuf hâlâ yaşıyor; gideyim, ve ben ölmeden evel onu göreyim.
← Chapter 44
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 46 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50