bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Deuteronomy 18
Deuteronomy 18
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 17
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 19 →
1
ÂHİNLERİN, Levililerin, bütün Levi sıptının İsraille payı ve mirası olmıyacaktır; ateşle yapılan RABBİN takdimelerini ve onun mirasını yiyeceklerdir.
2
Ve kardeşleri arasında onların mirası olmıyacaktır; RABBİN onlara söylediği gibi, kendisi onların mirasıdır.
3
Ve kavmdan gerek sığır gerek koyun kurban edenlerden, kâhinlerin hakkı şu olacaktır: kâhine kol ve iki çene ve işkembe verilecektir.
4
Kendi buğdayının, yeni şarabının, ve zeytin yağının turfandasını, ve koyunlarının yapağısının ilkini ona vereceksin.
5
Çünkü kendisi ve oğulları daima RABBİN ismile hizmet etmek üzre dursunlar diye Allahın RAB bütün sıptlarından onu seçti.
6
Ve eğer bir Levili misafir bulunduğu senin şehirlerinin birinden bütün İsrailden, RABBİN seçeceği yere bütün canının arzusu ile gelirse;
7
o zaman orada RABBİN önünde duran bütün kardeşleri, Levililer gibi Allahı RABBİN ismile hizmet edecektir.
8
Baba mirasının satışından gelenden başka, müsavî pay yiyecekler.
9
Allahın RABBİN sana vermekte olduğu diyara geldiğin zaman, o milletlerin mekruh şeylerine göre yapmayı öğrenmiyeceksin.
10
Aranızda oğlunu ve kızını ateşten geçiren, yahut falcı, yahut müneccim, yahut sihirbaz, yahut afsuncu,
11
yahut büyücü, yahut cinci, yahut bakıcı, yahut ölülere danışan bulunmıyacak.
12
Çünkü bu şeyleri yapan adam RABBE mekruhtur; ve Allahın RAB bu mekruh şeylerden dolayı onları senin önünden kovuyor.
13
Allahın RAB ile kâmil olacaksın.
14
Çünkü mülkünü alacağın bu milletler müneccimleri ve falcıları dinlerler; fakat Allahın RAB seni böyle yapmağa bırakmamıştır.
15
Allahın RAB senin için aranızdan, kardeşlerinden benim gibi bir peygamber çıkaracak; onu dinliyeceksin;
16
nasıl ki, Horebde toplantı gününde: Bir daha Allahım RABBİN sesini işitmiyeyim, ve artık bu büyük ateşi görmiyeyim, ve ölmiyeyim, diye Allahın RABDEN istedin.
17
Ve RAB bana dedi: Söylediklerini iyi dediler.
18
Onlar için kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım; ve sözlerimi onun ağzına koyacağım, ve ona emredeceğim her şeyi onlara söyliyecek.
19
Ve vaki olacak ki, benim ismimle söyliyeceği sözlerimi dinlemiyecek olan adamdan ben arıyacağım.
20
Ancak bir peygamber kendisine söylemeği emretmediğim bir sözü küstahça benim ismimle söyler, yahut başka ilâhların ismile söylerse, o peygamber ölecektir.
21
Ve: RABBİN söylemediği sözü nasıl bilelim? diye yüreğinden dersen;
22
peygamber RABBİN ismile söylediği zaman, o şey olmaz, ve çıkmazsa, RABBİN söylemediği şey odur; peygamber küstahlıkla söylemiştir, ondan yılmıyacaksın.
← Chapter 17
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 19 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34