bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Deuteronomy 19
Deuteronomy 19
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 18
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 20 →
1
LLAHIN RABBİN memleketlerini sana vermekte olduğu milletleri, Allahın RAB attığı zaman, ve onların mülkünü aldığın, ve onların şehirlerinde ve evlerinde oturduğun zaman;
2
Allahın RABBİN mülk edinmek için sana vermekte olduğu memleketinin ortasında kendin için üç şehir ayıracaksın.
3
Kendin için yolu hazırlıyacaksın, ve Allahın RABBİN sana miras olarak verdiği memleketin sınırını üçe böleceksin, ta ki, her adam öldüren oraya kaçsın.
4
Ve sağ kalmak için oraya kaçacak adam öldüren hakkında yapılacak olan şudur: komşusundan geçmişte nefreti olmayıp onu bilmiyerek vuran adam;
5
meselâ, komşusu ile odun kesmek için ormana gider, ve eli ağacı kesmek için balta ile vurur, ve demir saptan çıkıp komşusuna değer, ve ölürse; o, bu şehirlerden birine kaçacak ve sağ kalacaktır;
6
yoksa kan öcünü alan, yüreği kızgınken, adam öldürenin ardını kovalar, ve yol uzun olduğu için ona yetişir, ve öldürdüğü adamdan geçmişte nefreti olmadığından dolayı ölüme müstahak değilken onu vurur.
7
Bunun için sana: Kendin için üç şehir ayıracaksın, diye emrediyorum.
8
Ve Allahın RABBİ sevmek, ve daima onun yollarında yürümek üzre bugün sana emretmekte olduğum bütün bu emri yapmak için tutarsan,
9
eğer Allahın RAB atalarına and ettiği gibi senin sınırını genişletirse, ve atalarına vermeği vadettiği bütün diyarı sana verirse, o zaman kendin için bu üç şehir üzerine üç daha katacaksın;
10
ta ki, Allahın RABBİN miras olarak sana vermekte olduğu memleketinin içinde suçsuz kan dökülmesin, ve senin üzerine kan olmasın.
11
Fakat bir adam komşusundan nefret eder ve pusuda onu beklerse, ve onun üzerine kalkıp onu vurursa, ve o ölürse, ve bu şehirlerden birine kaçarsa;
12
o zaman kendi şehrinin ihtiyarları gönderip onu oradan alacaklar, ve ölsün diye kendisini kan öcünü alanın eline vereceklerdir.
13
Gözün ona acımıyacaktır, fakat sana iyilik olsun diye suçsuz kanı İsrailden kaldıracaksın.
14
Allahın RABBİN mülk edinmek için sana vermekte olduğu diyarda alacağın mirasında, eski zaman adamlarının koymuş oldukları komşunun sınırının yerini değiştirmiyeceksin.
15
Bir adama karşı, işlediği her türlü suçta, her türlü fesat, yahut suç için bir şahit kalkmıyacak; iki şahidin sözü ile, veya üç şahidin sözü ile bir şey sabit olacaktır.
16
Eğer bir adama karşı kötülük hakkında şehadet etmek üzre, ona karşı yalancı bir şahit kalkarsa,
17
o zaman aralarında dava olan iki adam, RABBİN önünde, o günlerde olan kâhinler ve hâkimlerin önünde duracaklar;
18
ve hâkimler iyice araştıracaklar; ve işte, eğer şahit yalancı şahitse, ve kardeşine karşı yalan yere şehadet etmişse;
19
o zaman kardeşine yapmağı düşündüğü ne ise kendisine yapacaksınız; ve aranızdan kötülüğü kaldıracaksın.
20
Ve artakalanlar işitip korkacaklar, ve artık bir daha aranızda bunun gibi kötü bir şey yapmıyacaklardır.
21
Ve gözün acımıyacak; can yerine can, göz yerine göz, diş yerine diş, el yerine el, ayak yerine ayak.
← Chapter 18
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 20 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34