bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
/
Job 19
Job 19
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
← Chapter 18
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 20 →
1
İyov şöyle karşılık verdi:
2
“Ne zamana dek bana eziyet edeceksin, Beni sözlerle ezeceksiniz?
3
On kezdir beni azarladınız. Bana saldırmaktan utanmıyorsunuz.
4
Eğer gerçekten sapmışsam, Sapmışlığım bende kalır.
5
Gerçekten bana karşı kendinizi yüceltiyorsanız, Ve bana karşı utancımı öne sürüyorsanız,
6
Şimdi bilin ki, Tanrı beni devirdi, Ve beni ağıyla kuşattı.
7
“İşte, haksızlık diye feryat ediyorum, ama duyulmuyorum. Yardım diye bağırıyorum, ama adalet yok.
8
Geçmeyeyim diye yoluma duvar çevirdi, Yollarıma karanlık koydu.
9
Görkemimi üzerimden soydu, Ve başımın tacını aldı.
10
Her yandan beni kırdı, ve yok oldum. Umudumu bir ağaç gibi söktü.
11
Bana karşı gazabını alevlendirdi. Beni hasımları arasında sayıyor.
12
Askerleri bir araya gelip bana karşı bir kuşatma rampası kuruyor, Ve çadırımın etrafında ordugâh kuruyorlar.
13
Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı. Tanıdıklarım bana tamamen yabancılaştılar.
14
Akrabalarım gitti. Yakın dostlarım beni unuttu.
15
Evimde oturanlar ve hizmetçi kızlarım beni yabancı sayıyor. Onların gözünde bir yabancı oldum.
16
Hizmetçimi çağırıyorum, bana yanıt vermiyor. Ağzımla yalvarıyorum.
17
Soluğum karıma iğrenç geliyor. Kendi annemin çocuklarına iğrenç oldum.
18
Küçük çocuklar bile beni hor görüyor. Ayağa kalktığımda bana karşı konuşuyorlar.
19
Bütün yakın dostlarım benden iğreniyor. Sevdiklerim benden yüz çevirdiler.
20
Kemiklerim derimle ve etime yapışıyor. Dişlerimin derisinden kaçıp kurtuldum.
21
“Bana acıyın. Ey dostlarım, bana acıyın, Çünkü Tanrı'nın eli bana dokundu.
22
Neden Tanrı gibi siz de bana zulüm ediyorsunuz, Ve etime doymuyorsunuz?
23
“Keşke sözlerim şimdi yazılmış olsaydı! Keşke bir kitaba kaydolmuş olsalardı!
24
Demir kalem ve kurşunla Sonsuza dek kayaya kazınmış olsalardı!
25
Ama bense biliyorum ki, Kurtarıcım diridir. Sonunda yerin üzerinde dikilecektir.
26
Derim yok olduktan sonra, O zaman Tanrı'yı bedenimde göreceğim,
27
Ben, ben, O'nu yanımda göreceğim. Gözlerim görecek, ve bir yabancı gibi değil. “Yüreğim içimde tükeniyor.
28
Eğer siz, 'Ona nasıl zulmedeceğiz!' derseniz, Çünkü meselenin kökü bende bulunuyor,
29
Kılıçtan korkun, Çünkü gazap kılıcın cezalarını getirir, Ta ki, bir yargı olduğunu bilesiniz."
← Chapter 18
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 20 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42