bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
/
Job 39
Job 39
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
← Chapter 38
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 40 →
1
“Dağ keçilerinin doğurduğu zamanı biliyor musun? Geyik yavruladığında sen mi gözetliyor musun?
2
Doldurdukları ayları sayabilir misin? Ya da doğurdukları zamanı biliyor musun?
3
Eğilirler, yavrularını doğururlar, Sancılarından kurtulurlar.
4
Yavruları güçlenir, kırda büyürler, Çıkarlar ve bir daha geri dönmezler.
5
“Yaban eşeğini kim serbest bıraktı? Ya da çevik eşeğin bağlarını kim çözdü?
6
Onun yurdunu bozkur, Meskenini de tuz diyarı yaptım.
7
Kentin gürültüsünü küçümser, Sürücünün bağırışını da duymaz.
8
Dağların otlağı onun otlağıdır. Her yeşil şeyi araştırır.
9
“Yaban öküzü sana hizmet etmek ister mi? Yoksa senin yemliğinin yanında kalır mı?
10
Yaban öküzünü koşum takımıyla karıkta tutabilir misin? Ya da senin ardından vadileri sürer mi?
11
Gücü büyük olduğu için ona güvenir misin? Ya da kendi işini ona bırakır mısın?
12
Tohumunu eve getireceğine, Harman yerinin buğdayını toplayacağına güvenir misin?
13
Devekuşunun kanatları gururla dalgalanır, Ama bunlar tüyler ve sevgi tüyleri midir?
14
Çünkü yumurtalarını yere bırakır, Onları toz içinde ısıtır,
15
Ve ayağın onları ezebileceğini, Ya da vahşi hayvanın onları çiğneyebileceğini unutur.
16
Yavrularına sert davranır, sanki kendisinin değillermiş gibi. Boşa çabalasa da korkusuzdur.
17
Çünkü Tanrı ondan bilgeliği esirgemiş, Ve anlayışta ona pay vermemiştir.
18
Kendini kaldırıp yükselttiğinde, Atı ve binicisini küçümser.
19
Ata sen mi güç verdin? Dalgalanan yeleyi boynuna sen mi giydirdin?
20
Onu çekirge gibi sıçratan sen misin? Onun kişnemesinin görkemi korkunçtur.
21
Vadide yeri eşeler ve gücüyle sevinir. Silahlı adamları karşılamaya çıkar.
22
Korkuyla alay eder, yılmaz, Kılıç önünden geri dönmez.
23
Ona karşı ok kılıfı, Parlayan mızrak ve kargı şakırdar.
24
Yeri şiddetle ve öfkeyle yer, Boru sesine bile durmaz.
25
Boru çaldıkça, "Hih!" diye kişner. Savaşın kokusunu uzaktan alır, Komutanların gürleyen sesini ve bağrışmalarını duyar.
26
"Atmaca senin bilgeliğinle mi süzülüyor, Kanatlarını güneye doğru geriyor?
27
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor da, Yuvasını yükseklerde yapıyor?
28
Sarp kaya üzerinde oturuyor ve yuvasını yapıyor, Uçurumun ucunda ve sığınakta.
29
Avını oradan gözetler. Gözleri onu uzaktan görür.
30
Onun yavruları da kan emer. Leş neredeyse, o da oradadır."
← Chapter 38
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 40 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42