bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Exodus 10
Exodus 10
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 9
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 11 →
1
RAB Musaya, Firavunun yanına git dedi, Belirtilerimi aralarında göstermek için firavunla görevlilerini inatçı yaptım.
2
Mısırla nasıl alay ettiğimi, aralarında gösterdiğim belirtileri sen de çocuklarına, torunlarına anlat ki, benim RAB olduğumu bilesiniz.
3
Musayla Harun firavunun yanına varıp şöyle dediler: İbranilerin Tanrısı RAB diyor ki, Ne zamana dek alçakgönüllü olmayı reddedeceksin? Halkımı salıver, bana tapsınlar.
4
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.
5
Yeryüzünü öylesine kaplayacaklar ki, toprak görünmez olacak. Doludan kurtulan ürünlerinizi, kırda biten bütün ağaçlarınızı yiyecekler.
6
Evlerine, bütün görevlilerinin, bütün Mısırlıların evlerine çekirge dolacak. Ne babaların, ne ataların ömürlerince böylesini görmediler. Sonra Musa dönüp firavunun yanından ayrıldı.
7
Görevlileri firavuna, Ne zamana dek bu adam bize tuzak kuracak? dediler, Bırak gitsinler, Tanrıları RABbe tapsınlar. Mısır harap oldu, hâlâ anlamıyor musun?
8
Böylece, Musayla Harunu firavunun yanına geri getirdiler. Firavun, Gidin, Tanrınız RABbe tapın dedi, Ama kimler gidecek?
9
Musa, Genç, yaşlı hep birlikte gideceğiz dedi, Oğullarımızı, kızlarımızı, davarlarımızı, sığırlarımızı yanımıza alacağız. Çünkü RABbe bayram yapmalıyız.
10
Firavun, Alın çoluk çocuğunuzu, gidin gidebilirseniz, RAB yardımcınız olsun! dedi, Bakın, kötü niyetiniz ne kadar açık.
11
Olmaz. Yalnız erkekler gidip RABbe tapsın. Zaten istediğiniz de bu. Sonra Musayla Harun firavunun yanından kovuldular.
12
RAB Musaya, Elini Mısırın üzerine uzat dedi, Çekirge yağsın; ülkenin bütün bitkilerini, doludan kurtulan her şeyi yesinler.
13
Musa değneğini Mısırın üzerine uzattı. Bütün o gün ve gece RAB ülkede doğu rüzgarı estirdi. Sabah olunca da doğu rüzgarı çekirgeleri getirdi.
14
Mısırın üzerinde uçuşan çekirgeler ülkeyi boydan boya kapladı. Öyle çoktular ki, böylesi hiçbir zaman görülmedi, kuşaklar boyu da görülmeyecek.
15
Toprağın üzerini öyle kapladılar ki, ülke kapkara kesildi. Bütün bitkileri, dolunun zarar vermediği ağaçlarda kalan meyvelerin hepsini yediler. Mısırın hiçbir yerinde, ne ağaçlarda, ne de kırdaki bitkilerde yeşillik kalmadı.
16
Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim dedi,
17
Lütfen bir kez daha günahımı bağışlayın ve Tanrınız RABbe dua edin; bu ölümcül belayı üzerimden uzaklaştırsın.
18
Musa firavunun yanından çıkıp RABbe dua etti.
19
RAB rüzgarı çok şiddetli batı rüzgarına döndürdü. Rüzgar çekirgeleri sürükleyip Kızıldenize döktü. Mısırda tek çekirge kalmadı.
20
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.
21
RAB Musaya, Elini göğe doğru uzat dedi, Mısırı hissedilebilir bir karanlık kaplasın.
22
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.
23
Üç gün boyunca kimse kimseyi göremez, yerinden kımıldayamaz oldu. Yalnız İsraillilerin yaşadığı yerler aydınlıktı.
24
Firavun Musayı çağırttı. Gidin, RABbe tapın dedi, Yalnız davarlarınızla sığırlarınız alıkonacak. Çoluk çocuğunuz sizinle birlikte gidebilir.
25
Musa, Ama Tanrımız RABbe kurban kesmemiz için bize kurbanlık ve yakmalık sunular da vermelisin diye karşılık verdi,
26
Hayvanlarımızı da yanımıza almalıyız. Bir tırnak bile kalmamalı burada. Çünkü Tanrımız RABbe tapmak için bazı hayvanları kullanacağız. Oraya varmadıkça hangi hayvanları RABbe sunacağımızı bilemeyiz.
27
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.
28
Musaya, Git başımdan dedi, Sakın bir daha karşıma çıkma. Yüzümü gördüğün gün ölürsün.
29
Musa, Dediğin gibi olsun diye karşılık verdi, Bir daha yüzünü görmeyeceğim.
← Chapter 9
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 11 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40