bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Exodus 33
Exodus 33
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 32
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 34 →
1
RAB Musaya, Buradan git dedi, Sen ve Mısırdan çıkardığın halk İbrahime, İshaka, Yakupa, Orayı senin soyuna vereceğim diye ant içtiğim topraklara gidin.
2
Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit, Periz, Hiv ve Yevus halklarını oradan kovacağım. Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim.
4
Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.
5
Çünkü RAB Musaya şöyle demişti: İsraillilere de ki, Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.
6
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.
7
Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona Buluşma Çadırı derdi. Kim RABbe danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırına giderdi.
8
Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadırının girişinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı.
9
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.
10
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.
11
RAB Musayla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.
12
Musa RABbe şöyle dedi: Bana, Bu halka öncülük et diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum demiştin.
13
Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır.
14
RAB, Varlığım sana eşlik edecek diye yanıtladı, Seni rahata kavuşturacağım.
15
Musa, Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma dedi,
16
Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkın yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz.
17
RAB, Söylediğin gibi yapacağım dedi, Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.
18
Musa, Lütfen görkemini bana göster dedi.
19
RAB, Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim diye karşılık verdi, Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.
20
Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.
21
Sonra, Yakınımda bir yer var dedi, Orada, kayanın üzerinde dur.
22
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.
23
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.
← Chapter 32
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 34 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40