bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Job 6
Job 6
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 7 →
1
Eyüp şöyle yanıtladı:
2
Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!
3
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.
4
Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde, Ruhum onların zehirini içiyor, Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.
5
Otu olan yaban eşeği anırır mı, Yemi olan öküz böğürür mü?
6
Tatsız bir şey tuzsuz yenir mi, Yumurta akında tat bulunur mu?
7
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.
8
Keşke dileğim yerine gelse, Tanrı özlediğimi bana verse!
9
Kerem edip beni ezse, Elini çabuk tutup yaşam bağımı kesse!
10
Yine avunur, Amansız derdime karşın sevinirdim, Çünkü Kutsal Olanın sözlerini yadsımadım.
11
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?
12
Taş kadar güçlü müyüm, Etim tunçtan mı?
13
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?
14
Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.
15
Kardeşlerim kuru bir dere gibi beni aldattı; Hani gürül gürül akan dereler vardır,
16
Eriyen buzlarla taşan, Kar sularıyla beslenen,
17
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.
18
O dereler için kervanlar yolundan sapar, Çöle çıkıp yok olurlar. Temanın kervanları su arar, Sabadan gelen yolcular umutla bakar.
20
Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır, Hayal kırıklığına uğrarlar.
21
Artık siz de bir hiç oldunuz, Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.
22
Benim için bir şey verin Ya da, Rüşvet verip Beni düşmanın elinden kurtarın, Acımasızların elinden alın dedim mi?
24
Bana öğretin, susayım, Yanlışımı gösterin.
25
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?
26
Sözlerimi düzeltmek mi istiyorsunuz? Çaresizin sözlerini boş laf mı sayıyorsunuz?
27
Öksüzün üzerine kura çeker, Arkadaşınızın üzerine pazarlık ederdiniz.
28
Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.
29
Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Bir daha düşünün, davamda haklıyım.
30
Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu, Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 7 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42