bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Isaiah 17
Isaiah 17
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 16
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 18 →
1
ŞAMIN yükü. İşte, Şam şehirlikten çıkarıldı, ve bir yığın virane olacak.
2
Aroer şehirlerini bıraktılar; sürülerin yeri olacak; onlar yatacaklar, ve onları korkutan olmıyacak.
3
Ve Efraimden hisar, ve şamdan ve Suriyenin artakalanından kırallık kalkacak; İsrail oğullarının izzeti gibi olacaklar, orduların RABBİ diyor.
4
Ve o gün vaki olacak ki, Yakubun izzeti azalacak, ve onun semiz eti zayıflıyacak.
5
Ve orakçı ekini nasıl toplarsa, ve kolu ile başakları nasıl biçerse, öyle olacak; evet, Refaim deresinde bir adam nasıl başakları toplarsa, öyle olacak.
6
Fakat onda artakalanlar bırakılacak, ağaçtan zeytin düşürüldüğü gibi, tepedeki dalın ucunda iki üç tane, meyvalı ağacın dallarının ucunda dört beş tane olacak, İsrailin Allahı RAB diyor.
7
O gün insanlar kendilerini Yaratana yünelecekler, ve gözleri İsrailin Kuddûsuna bakacak.
8
Ve kendi ellerinin işi olan mezbahlara yünelmiyecekler; ve parmaklarının yaptığına bakmıyacaklar, ne Aşerlere, ne de güneş putlarına.
9
Onun kuvvetli şehirleri o gün İsrail oğulları yüzünden ormanda ve dağ başında bırakılmış yerler gibi olacaklar; ve çöl olacaklar.
10
Çünkü kurtuluşunun Allahını unuttun, ve kuvvetinin kayasını anmadın; bundan ötürü hoş fidanlar dikiyorsun, ve ecnebi çubuklar dikiyorsun.
11
Onları diktiğin gün çit çekersin, ve sabahlayın tohumunu çiçeklendirirsin; fakat keder ve öldürücü elem gününde mahsul elinden kaçar.
12
Ah, kalabalık kavmların gürültüsü! denizlerin gürültüsü gibi gürliyorlar; ve ümmetlerin çağlayışı! kuvvetli suların çağlayışı gibi çağlıyorlar.
13
Ümmetler çok suların çağlayışı gibi çağlıyacaklar; fakat onları azarlıyacak, ve uzağa kaçacaklar, ve yelin önünde dağların saman ufağı gibi, ve kasırga önünde yuvarlanan toz gibi kovulacaklar.
14
Akşam vakti, işte, dehşet, ve sabah olmadan yok oldular. Bizi çapul edenlerin payı, ve bizi soyanların hissesi budur.
← Chapter 16
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 18 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66