bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Isaiah 41
Isaiah 41
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 40
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 42 →
1
KARŞIMDA susun, ey adalar! ümmetler de kuvvetlerini tazelesinler; yaklaşsınlar, o zaman söylesinler; birlikte muhakeme için yaklaşalım.
2
Adaletle kendi ayağına çağırdığı adamı şarktan kim ayağa kaldırdı? milletleri onun önüne koyuyor, ve kıralların üzerine onu hâkim kılıyor; onları bir toz gibi onun kılıcına, yelin sürdüğü anız gibi onun yayına veriyor.
3
Onları kovalıyor, hiç ayak basmamış olduğu bir yoldan selâmetle geçiyor.
4
Başlangıçtan nesilleri çağırarak bunu kim işledi ve yaptı? Ben, RAB, birinci ve sonuncularla beraber, ben oyum.
5
Adalar gördüler, ve korkuyorlar; dünyanın uçları titriyorlar; onlar yaklaşıp geliyorlar.
6
Herkes komşusuna yardım ediyor, ve kardeşine: Yürekli ol, diyor.
7
Ve dülger kuyumcuya, ve çekiçle düzelten örse vurana cesaret veriyor, ve lehim için: İyi oldu, diyor; ve sarsılmasın diye onu çivilerle pekiştiriyor.
8
Fakat sen, ey İsrail, dünyanın uçlarından tuttuğum, ve köşelerinden çağırdığım
9
ve kendisine: Kulumsun, seni seçtim, ve seni reddetmedim, dediğim kulum, seçtiğim Yakub, dostum İbrahimin zürriyeti,
10
sen korkma, çünkü ben seninle beraberim; etrafına bakınma, çünkü Allahın benim; seni pekiştireceğim; evet, sana yardım edeceğim; evet, adaletimin sağ elile sana destek olacağım.
11
İşte, sana karşı alevlenenlerin hepsi utanacak ve rüsvay olacaklar; davacıların bir hiç olacak, ve yok olacaklar.
12
Onları, seninle çekişenleri, arıyacaksın ve bulmıyacaksın; sana karşı cenk eden adamlar bir hiçmiş gibi, ve olmıyan bir şeymiş gibi olacaklar.
13
Çünkü ben, Allahın RAB, sağ elini tutup sana diyeceğim: Korkma, ben sana yardım edeceğim.
14
Korkma, ey Yakub, toprak kurdu, ve İsrail erleri, RAB diyor; ben sana yardım edeceğim, ve seni Kurtaran İsrailin Kuddûsudur.
15
İşte, ben seni dişli, yeni, keskin bir harman döveni ettim; dağları harman edecek ve ufalıyacaksın, ve tepeleri saman ufağı gibi edeceksin.
16
Onları savuracaksın, yel de onları götürecek, ve kasırga onları dağıtacak; ve sen RAB ile sevineceksin, İsrailin Kuddûsu ile övüneceksin.
17
Düşkünlerle yoksullar su arıyorlar, ve su yok, ve dilleri susuzluktan kuruyor; ben, RAB, onlara cevap vereceğim, ben, İsrailin Allahı, onları bırakmıyacağım.
18
Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar, ve vadiler içinde kaynaklar açacağım; çölü su havuzu, ve kurak diyarı su pınarları edeceğim.
19
Ve çöle erz ağacı, akasya, ve mersin ağacı, ve zeytin ağacı vereyim; bozkırda servi, çınar, ve şimşiri bir arada dikeyim de,
20
görsünler, ve bilsinler, ve düşünsünler, ve hep birden anlasınlar ki, bunu RABBİN eli yapmıştır, ve bunu İsrailin Kuddûsu yaratmıştır.
21
Davanızı ileri sürün, RAB diyor; kuvvetli delillerinizi ortaya koyun, Yakubun Kıralı diyor.
22
Ortaya koysunlar, ve olacak şeyi bize bildirsinler; önceki şeyler nedir, bildirin de onları düşünelim, ve onların sonunu bilelim; yahut gelecek şeyleri bize işittirin.
23
Bundan sonra gelecek şeyleri bize bildirin de, ilâhlar olduğunuzu bilelim; evet, iyilik edin, yahut kötülük edin de etrafımıza bakınalım, ve hep birden görelim.
24
İşte, siz bir hiçsiniz, ve işiniz olmıyan şeydir; sizi seçen mekruhtur.
25
Şimalden birini ayağa kaldırdım, ve geliyor; gün doğusundan ismimi çağırıyor; ve çömlekçinin balçığı çiğnediği gibi beyleri çamur gibi ayağının altına alacak.
26
Onu başlangıçtan kim bildirdi ki bilelim? ve önceden kim bildirdi ki: Doğrudur, diyelim? Evet, bildiren yok; evet, işittiren yok; evet, sözlerinizi işiten yok.
27
İlk önce Siona: İşte, işte onlar, diyen benim; ve Yeruşalime müjdeci göndereceğim.
28
Ve bakıyorum, ve kimse yok ve aralarında öğütçü yok ki, sorduğum zaman cevap verebilsin.
29
İşte, onların hepsi, işleri boş ve hiçtir; dökme putları bir yeldir, ve boşluktur.
← Chapter 40
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 42 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66