bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Isaiah 51
Isaiah 51
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 50
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 52 →
1
EY sizler, salâhın ardınca giden, RABBİ arıyanlar, beni dinleyin: Yontulup alındığınız kayaya, ve kazılıp çıkarıldığınız taş ocağı çukuruna bakın.
2
Atanız İbrahime, ve sizi doğuran Saraya bakın; çünkü tek adamken onu çağırdım, ve kendisini mubarek kıldım, ve onu çoğalttım.
3
Çünkü RAB Sionu teselli etti; bütün harabelerini teselli etti, ve onun çölünü Aden, ve bozkırını RABBİN bahçesi gibi etti; orada meserret ve sevinç, şükran ve terennüm sesi bulunacak.
4
Beni iyi dinleyin, ey kavmım; ve ey ümmetim, bana kulak verin; çünkü benden bir şeriat çıkacak, ve kavmlara ışık olarak adaletimi pekiştireceğim.
5
Adaletim yakındır, kurtarışım meydana çıktı, ve benim bazularım kavmlara hükmedecek; adalar beni bekliyecekler, ve bazuma güvenecekler.
6
Gözlerinizi göklere kaldırın, aşağıya yere de bakın; çünkü gökler duman gibi dağılacak, ve yer esvap gibi eskiyecek; üzerinde oturanlar da öylece ölecekler; fakat kurtarışım ebedî olacak, ve adaletimin ardı kesilmiyecek.
7
Ey sizler, salâhı bilenler, şeriatim yüreklerinde olan kavm, beni dinleyin; insanların hakaretinden korkmayın; ve onların sövmelerinden yılmayın.
8
Çünkü güve onları esvap gibi yiyecek, ve kurt onları yapağı gibi yiyecek; fakat adaletim ebediyen, ve kurtarışım nesillerin devamınca duracak.
9
Ey RABBİN bazusu, uyan, uyan, kudret giy; geçmiş günlerde, en eski nesillerde olduğu gibi uyan! Rahabı parçalıyan, canavarı yaralıyan sen değil misin?
10
Denizi, büyük enginin sularını kurutan, fidye ile kurtulanlar geçsin diye denizin derin yerlerini yol yapan sen değil misin?
11
Ve RABBİN kurtardıkları dönecekler, ve terennümle Siona varacaklar, ve başları üzerinde ebedî sevinç olacak; meserrete ve sevince erecekler; ve kederle inilti kaçıp gidecek.
12
Sizi teselli eden benim, benim; sen kimsin ki, ölecek insandan, ve ot gibi olacak adam oğlundan korkuyorsun;
13
ve gökleri yayan, ve dünyanın temellerini atan, seni yaratan RABBİ unuttun; ve zorba, helâk için hazırlanınca, onun kızgınlığından bütün gün durmadan yılıyorsun? hani, zorbanın kızgınlığı nerede?
14
Sürgün esir çabuk çözülecek; ve ölmiyecek, çukura inmiyecek, ve ekmeksiz kalmıyacak.
15
Çünkü senin Allahın RAB benim, ben ki, denizi karıştırırım, ve onun dalgaları gürler; onun ismi orduların RABBİDİR.
16
Ve ben gökleri dikmek, ve dünyanın temellerini atmak, ve Siona: Kavmım sensin, demek için sözlerimi senin ağzına koydum, elimin gölgesile seni örttüm.
17
Uyan, uyan, ey Yeruşalim, ayağa kalk, sen ki RABBİN gazap kâsesini onun elinden içtin; sersemlik kâsesini içtin, ve sümürdün.
18
Doğurduğu bütün oğullardan ona yol gösteren yok; ve büyüttüğü bütün oğullardan onun elini tutan yok.
19
Senin başına bu iki şey geldi; senin için kim yas tutsun? soygun ve kırgın, kıtlık ve kılıç; seni nasıl teselli edeyim?
20
Oğulların baygın, ağa düşmüş geyik gibi, bütün sokak başlarında yatıyorlar; RABBİN kızgınlığı ile, Allahının tekdirile dolmuşlar.
21
Ey düşkün, sen ki sarhoş oldun, fakat şaraptan değil, bundan ötürü şimdi şunu dinle;
22
Rabbin Yehova, ve kavmının davasını gören Allahın şöyle diyor: İşte, sersemlik kâsesini, gazabımın kâsesini senin elinden aldım; artık bir daha onu içmiyeceksin;
23
ve onu seni sıkıştıranların eline vereceğim, onlar ki, senin canına: İğil de geçelim, dediler; sen de sırtını toprak gibi, ve sokak gibi geçenlerin ayağı altına koydun.
← Chapter 50
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 52 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66