bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
/
Isaiah 40
Isaiah 40
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
← Chapter 39
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 41 →
1
"Avutun, halkımı avutun" diyor Tanrınız.
2
"Yeruşalem'e rahatlatır biçimde söyleyin ve ona, savaşının tamamlandığını, suçunun bağışlandığını, bütün günahlarına karşılık Yahve'nin elinden iki kat karşılık aldığını haykırın."
3
Çağıranın sesi şöyle diyor, “Çölde Yahve'nin yolunu hazırlayın! Tanrımız için bozkırda düz ana yol yapın.
4
Her vadi yükseltilecek, Her dağ ve tepe alçaltılacak. Engebeli yerler düz, sarp yerler de ova edilecek.
5
Yahve'nin görkemi ortaya çıkacak, Bütün insanlık onu hep birlikte görecekler; Çünkü bunu Yahve'nin ağzı söyledi."
6
Birinin sesi “Bağır!” diyor. Biri "Ne bağırayım?" dedi. “Bütün insanlık ot gibidir, Onun bütün yüceliği de kır çiçeğine benzer.
7
Ot kurur, çiçek solar, çünkü üzerine Yahve'nin soluğu eser. Kuşkusuz insanlar ot gibidir.
8
Ot kurur, çiçek solar; Ama Tanrımız'ın sözü sonsuza dek durur.”
9
Ey Siyon'a müjde veren, yüksek dağa çık. Ey Yeruşalem'e müjde veren, sesini kuvvetle yükselt! Yükselt! Korkma! Yahuda kentlerine, "İşte, Tanrınız!" de.
10
İşte, Efendi Yahve yiğit biri gibi gelecek, O'nun kolu da kendisi için hüküm sürecek. İşte, karşılığı kendi yanındadır, Ödülü de kendi önündedir.
11
Sürüsünü bir çoban gibi güdecek. Kuzuları kollarına alacak, Bağrında taşıyacak onları. Yavrularını usul usul güdecek.
12
Avucunun içiyle suları ölçen, Karışıyla gökyüzünü işaretleyen, Ölçü sepetinde yerin tozunu hesaplayan, Dağları kantarla, tepeleri teraziyle tartan kimdir?
13
Yahve'nin Ruhu'nu kim yönlendirdi, Ya da öğütçüsü olup O'na öğretti?
14
Kime danıştı da O'nu bilgilendirdi, O'nu adalet yolunda eğitti, O'na bilgiyi öğretti, O'na anlayış yolunu gösterdi?
15
İşte uluslar kovadaki bir damla gibidir, Terazideki toz zerresi gibi sayılır. İşte, adaları küçücük bir şeymiş gibi havaya kaldırır.
16
Lübnan yakmak için yetmez, Onun hayvanları da yakmalık sunu için yetmez.
17
O'nun önünde bütün uluslar bir hiç gibidir. O'nun için hiçten aşağı ve boş sayılır.
18
Öyleyse Tanrı'yı kime benzeteceksiniz? Ya da hangi benzerliği O'na kıyas tutacaksınız?
19
Bir işçi bir suret yaptı, Kuyumcu onu altınla kapladı, Ona gümüş zincirler döktü.
20
Böyle bir sunuya gücü yetmeyen yoksul kişi, Çürümez bir ağaç seçer. Kendisi için yerinden oynamayacak oyma bir suret diksin diye usta işçi arar.
21
Bilmediniz mi? Duymadınız mı? Başlangıçtan beri size söylenmedi mi? Dünyanın temellerinden anlamadınız mı?
22
Yeryüzü dairesi üzerinde oturan O'dur, Onun sakinleri de çekirge gibidirler; Gökleri bir perde gibi geren, Onları içinde oturulacak bir çadır gibi yayan da O'dur,
23
Beyleri bir hiç eden, Yeryüzü hakimlerini boş kılan O'dur.
24
Neredeyse hiç dikilmemişler. Neredeyse hiç ekilmemişler. Kütükleri neredeyse hiç kök salmamış. Sadece üzerlerine üflüyor ve kuruyorlar, Kasırga da onları anız gibi alıp götürüyor.
25
“Öyleyse beni kime benzeteceksin? Benim eşitim kim?” diyor Kutsal Olan.
26
Gözlerinizi yukarı kaldırın da bunları kimin yarattığını, Ordularını sayıca çıkaranın kim olduğunu görün. Hepsini adlarıyla çağırır. Kudretinin büyüklüğü sayesinde, Güçte kudretli olduğu için onlardan biri bile eksilmez.
27
Neden, ey Yakov, ey İsrael, “Yolumu Yahve görmüyor, Tanrım hakkımı saymadı?" diye, konuşuyorsun?”
28
Bilmedin mi? Duymadın mı? Dünyanın uçlarının Yaratıcısı, Sonsuz Tanrı Yahve zayıflamaz. O yorulmaz. O'nun anlayışı incelenemez.
29
Zayıflara güç verir. Gücü olmayanın gücünü artırır.
30
Gençler bile zayıflar ve bitkin düşer, Gençler tümüyle düşerler;
31
Ama Yahve'yi bekleyenler güçlerini tazeleyecekler. Kartal gibi kanatlarla yükselecekler. Koşacaklar ve yorulmayacaklar. Yürüyecekler ve zayıflamayacaklar.
← Chapter 39
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 41 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66