bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
/
Isaiah 49
Isaiah 49
Turkish Yorumsuz Türkçe Çeviri (YTC)
← Chapter 48
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 50 →
1
Ey adalar, beni dinleyin. Ey uzaktaki halklar, dinleyin: Yahve beni ana rahminden çağırdı; Annemin içinden benim adımı andı.
2
Ağzımı keskin bir kılıç gibi yaptı. Beni elinin gölgesine sakladı. Beni cilalı bir ok yaptı. Kendi okluğunda beni sakladı.
3
Bana, "Sen benim kendisinde yüceltileceğim Hizmetkârım İsrael'sin" dedi.
4
Ama ben şöyle dedim: "Boşuna emek verdim. Gücümü hiç için boşuna harcadım; Ama kesinlikle hakkım olan adalet Yahve'nin yanındadır, Karşılığı Tanrım'ın yanındadır.”
5
Şimdi, rahimden bana hizmetkârı olmak için biçim veren Yahve, Yakov'u yeniden kendisine getirmemi ve İsrael'i de O'nun yanında toplamamı söylüyor; Çünkü ben Yahve'nin gözünde saygınım, Tanrı da benim gücüm oldu.
6
Gerçekten de şöyle diyor: “Yakov'un oymaklarını yükseltmek, İsrael'in korunmuş olanlarını geri getirmek üzere benim hizmetkârım olman çok hafif bir şey. Üstelik seni uluslara ışık olarak vereceğim ki, Dünyanın ucuna kadar benim kurtarışım olasın.”
7
İsrael'in Kurtarıcısı ve Kutsalı Yahve, İnsanın küçümsediği kişiye, ulusun nefret ettiği kişiye, hükümdarların hizmetçisine şöyle diyor: "Sadık olan Yahve'den, seni seçmiş olan İsrael'in Kutsalı'ndan dolayı Krallar görüp ayağa kalkacaklar, beyler görecekler ve tapınacaklar."
8
Yahve şöyle diyor: "Kabul görme zamanında sana yanıt verdim. Kurtuluş gününde sana yardım ettim. Ülkeyi yükseltmek, ıssız mirası onlara mülk edindirmek için Seni koruyacağım ve seni halka bir antlaşma olarak vereceğim;
9
bağlı olanlara, 'Çıkın!'; Karanlıkta olanlara, ‘Kendinizi gösterin!’ diyesin." “Onlar yollarda otlayacaklar, Bütün çıplak tepelerde otlakları olacak.
10
Aç kalmayacaklar, Susamayacaklar; Onlara ne sıcak ne de güneş çarpacak; Çünkü onlara merhamet eden, onlara önderlik edecektir. Onları su pınarları yanına götürecektir.
11
Bütün dağlarımı yol yapacağım, Ana yollarım da yükseltilecek.
12
İşte, bunlar uzaktan gelecek; işte, bunlar da kuzeyden ve batıdan, Bunlar da Sinim diyarından gelecek.”
13
Ey gökler, ezgi söyleyin, ey yeryüzü sevinçle coş! Ey dağlar, ezgi söylemeye başlayın! Çünkü Yahve halkını avuttu, Kederli olanlarına da acıyacak.
14
Ama Siyon, “Yahve beni terk etti, Efendi de beni unuttu” dedi.
15
“Bir kadın, emzikteki çocuğunu unutabilir mi ki, Kendi rahminin oğluna acımasın? Evet bunlar unutabilir, Ama ben seni unutmayacağım!
16
İşte, seni avuçlarıma kazıdım. Duvarların sürekli karşımda.
17
Çocukların acele ediyor. Yok edicilerin ve seni harap edenler senden ayrılıyor.
18
Çepeçevre gözlerini kaldır da bak; Bunların hepsi toplanıp da sana geliyor. Varlığım hakkı için.” diyor Yahve, “Gerçekten bunların hepsini bir süs gibi takınacaksın, Bir gelin gibi onları giyeceksin."
19
“Çünkü çorak yerlerine, ıssız yerlerine Ve harap olmuş diyarına gelince, O diyar artık sakinleri için gerçekten çok dar olacak, Seni yutanlar çok uzakta olacaklar.
20
Yitik çocukların kulaklarına şöyle diyecekler: 'Burası benim için çok dar. Bana yaşayacak bir yer ver.'
21
O zaman yüreğinden şöyle diyeceksin, 'Ben çocuklarımı yitirdiğim, yalnız, sürgünde ve oradan oraya dolaştığım halde bunlara benim için kim gebe kaldı? Bunları kim büyüttü? İşte, yalnız kalmıştım. Bunlar neredeydi?'”
22
Efendi Yahve şöyle diyor: “İşte, uluslara elimi kaldıracağım, Halklara sancağımı kaldıracağım. Senin oğullarını kucaklarında getirecekler, Senin kızlarını omuzlarında taşıyacaklar.
23
Krallar sana süt baba, Onların kraliçeleri de sana sütanne olacaklar. Yüzleri yere doğru önünde eğilip Ayaklarının tozunu yalayacaklar. O zaman benim Yahve olduğumu bileceksin; Beni bekleyenler de hayal kırıklığına uğramayacaklar."
24
Güçlüden ganimet alınacak mı, Ya da yasal tutsaklar kurtarılacak mı?
25
Ama Yahve şöyle diyor: "Güçlünün de tutsakları alınacak, Ganimet de zalimden geri alınacak; Çünkü seninle çekişenle ben çekişeceğim Ve senin çocuklarını kurtaracağım.
26
Sana zulmedenleri kendi etleriyle doyuracağım; Tatlı şarap içmiş gibi kendi kanlarıyla sarhoş olacaklar. O zaman bütün insanlık bilecek ki, ben Yahve, senin Kurtarıcın, Seni fidye ile kurtaran, Yakov'un Güçlüsü'yüm.''
← Chapter 48
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 53
Chapter 54
Chapter 55
Chapter 56
Chapter 57
Chapter 58
Chapter 59
Chapter 60
Chapter 61
Chapter 62
Chapter 63
Chapter 64
Chapter 65
Chapter 66
Chapter 50 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66