bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Jeremiah 13
Jeremiah 13
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 12
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 14 →
1
RAB bana şöyle dedi: Git, ve kendine keten bir kuşak al da beline sar, ve onu suya koyma.
2
Ve RABBİN sözüne göre kuşağı satın aldım, ve belime sardım.
3
Ve bana ikinci kere RABBİN şu sözü geldi:
4
Satın aldığın belindeki kuşağı al da kalk, Fırat ırmağına git, ve orada kayanın kovuğunda onu gizle.
5
Ve gittim, ve RABBİN bana emrettiği gibi Fırat yanında onu gizledim.
6
Ve bir çok günlerden sonra vaki oldu ki, RAB bana dedi: Kalk, Fırata git, ve orada gizle diye sana emrettiğim kuşağı oradan al.
7
Ve Fırata gittim, ve kazdım, ve gizlediğim yerden kuşağı aldım; ve işte, kuşak çürümüştü, hiç bir şeye yaramıyordu.
8
O zaman bana RABBİN şu sözü geldi:
9
RAB şöyle diyor: Yahudanın kibrini, ve Yeruşalimin büyük kibrini böyle çürüteceğim.
10
Sözlerimi dinlemek istemiyen, yüreklerinin inatçılığında yürüyen, ve başka ilâhlara kulluk etmek, ve tapınmak için onların ardınca yürümüş olan bu kötü kavm, hiç bir şeye yaramıyan bu kuşak gibi olacak.
11
Çünkü kuşak nasıl insanın beline yapışırsa, bütün İsrail evini, ve bütün Yahuda evini kendime öyle yapıştırdım, RAB diyor; yapıştırdım ki, bana kavm, ve nam, ve hamt, ve güzellik olsunlar; fakat onlar dinlemedi.
12
Bundan dolayı onlara şu sözü diyeceksin: İsrailin Allahı RAB şöyle diyor: Her tulum şarapla dolacak; ve sana diyecekler: Her tulumun şarapla dolacağını biz pek iyi bilmez miyiz?
13
O zaman onlara diyeceksin: RAB şöyle diyor: İşte, bütün bu diyarda oturanları, Davud tahtı üzerinde oturan kırallar, ve kâhinler, ve peygamberlerle Yeruşalimde oturanların hepsini de ben sarhoşlukla dolduracağım.
14
Ve babaları ile oğulları birlikte olarak onları birbirine çarpacağım, RAB diyor; acımıyacağım, ve esirgemiyeceğim, onları helâk etmekte merhamet etmiyeceğim.
15
Dinleyin, ve kulak verin; kibirli olmayın; çünkü RAB söyledi.
16
Karanlık çökmeden önce, ve karanlık dağlar üzerinde ayaklarınız sürçmeden önce, ve siz ışık beklerken, onu ölüm gölgesine çevirip koyu karanlığı bastırmadan önce, Allahınız RABBE izzet verin.
17
Fakat onu dinlemezseniz, kibrinizden ötürü canım gizli gizli ağlıyacak; ve gözüm acı acı ağlıyacak, ve gözyaşı dökecek, çünkü RABBİN sürüsünü sürgün ettiler.
18
Kırala, ve kıral anasına de: Kendinizi alçaltın, yere oturun; çünkü başınızın süsü, güzel tacınız düştü.
19
Cenubun şehirleri kapandı, ve açan yok; bütün Yahuda sürüldü, hep birden sürüldü.
20
Gözlerinizi kaldırın da şimalden gelenleri görün; sana verilen sürü, senin güzel sürün nerede?
21
Sana dost olmayı kendilerine öğrettiğin adamları senin üzerine baş olarak koyunca ne diyeceksin? doğuran kadının ağrıları gibi ağrılar seni tutmıyacak mı?
22
Ve eğer yüreğinde: Niçin bunlar başıma geldi? dersen; fesadının çokluğundan eteklerin açıldı, ve topukların zorlandı.
23
Habeş kendi derisini, yahut kaplan kendi beneklerini değiştirebilir mi? o zaman kötülük etmeğe alışmış olan sizler de iyilik edebilirsiniz.
24
Bundan ötürü onları çöl yeli ile götürülen saman ufağı gibi dağıtacağım.
25
Sana düşen kura, benim sana ölçtüğüm pay budur, RAB diyor; çünkü beni unuttun, ve yalana güvendin.
26
Bundan ötürü ben de senin yüzüne eteklerini kaldıracağım, ve aybın görünecek.
27
Kırdaki tepeler üzerinde senin mekruh şeylerini, senin zinalarını, ve kişnemelerini, fahişeliğinin arsızlığını gördüm. Vay başına, ey Yeruşalim! sen temizlenmiyeceksin; daha ne vakte kadar?...
← Chapter 12
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 14 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52