bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Jeremiah 14
Jeremiah 14
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 13
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 15 →
1
KURAKLIK hakkında Yeremyaya gelen RABBİN sözü.
2
Yahuda yas tutuyor, ve kapıları solgun, karalar giymiş, yerde oturuyorlar; ve Yeruşalimin feryadı yükseldi.
3
Ve ileri gelenleri küçüklerini sulara gönderiyorlar; sarnıçlara gelip su bulmuyorlar; kapları boş dönüyorlar; utanıp rüsvay oluyorlar, ve başlarını örtüyorlar.
4
Memlekette yağmur olmadığı için çatlamış topraklardan dolayı çiftçiler utanıyorlar, başlarını örtüyorlar.
5
Evet, kırdaki geyik te yavrusunu doğurup bırakıyor, çünkü ot yok.
6
Ve yaban eşekleri çıplak tepeler üzerinde duruyorlar, çakallar gibi havayı kokluyorlar; gözleri sönüyor, çünkü yeşillik yok.
7
Gerçi fesatlarımız bize karşı şehadet ediyorsa da, sen kendi isminden ötürü, ya RAB, işle, çünkü dönekliklerimiz çoktur; sana karşı suç ettik.
8
Ey sen, İsrailin ümidi, sıkıntı zamanında onun Kurtarıcısı, niçin memlekette bir garip, ve gecelemek için yolundan sapan bir yolcu gibi oluyorsun?
9
Niçin şaşırmış bir adam gibi, kurtarmağa gücü yetmiyen yiğit gibi oluyorsun? fakat sen aramızdasın, ya RAB, ve biz senin isminle çağırılıyoruz; bizi bırakma.
10
RAB bu kavma şöyle diyor: Böylece gezip tozmayı sevdiler; ayaklarını alıkoymadılar; bundan ötürü RAB onlardan razı değil; şimdi onların fesadını anacak, ve suçlarını yoklıyacak.
11
Ve RAB bana dedi: Bu kavma iyilik olsun diye yalvarma.
12
Oruç tuttukları zaman, ben onların feryadını işitmiyeceğim; ve yakılan takdime ve ekmek takdimesi arzettikleri zaman onlardan razı olmıyacağım; fakat ben kılıçla, ve kıtlıkla, ve veba ile onları bitireceğim.
13
Ve dedim: Ah, ya Rab Yehova, işte, peygamberler onlara: Kılıç görmiyeceksiniz, ve sizde kıtlık olmıyacak; fakat bu yerde size gerçekten selâmet vereceğim, diyorlar.
14
Ve RAB bana dedi: Peygamberler benim ismimle yalan peygamberlik ediyorlar; onları göndermedim, ve onlara emretmedim, ve onlara söylemedim; size peygamberlik ettikleri yalan bir rüyet, ve falcılık, ve bir hiç, ve kendi yüreklerinin hilesidir.
15
Bundan dolayı RAB şöyle diyor: Kendilerini göndermediğim, ve: Bu diyarda kılıç ve kıtlık olmıyacak, diyerek ismimle peygamberlik eden peygamberlere gelince, bu peygamberler kılıçla ve kıtlıkla bitecekler.
16
Ve peygamberlik ettikleri kavm da kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim sokaklarına atılacaklar; ve onları, kendilerini, karılarını, ve oğullarını ve kızlarını gömen olmıyacak; çünkü onların kötülüğünü kendi üzerlerine dökeceğim.
17
Ve onlara şu sözü diyeceksin: Gözlerim gece gündüz yaş döksün, ve durmasın; çünkü ere varmamış kavmım kızı çok acıklı vuruşla, büyük kırgınla kırıldı.
18
Eğer kıra çıksam, işte, kılıcın öldürdükleri! ve şehre girsem, işte, kıtlığın hastalıkları! çünkü peygamber de, kâhin de, memleketi dolanmaktalar, ve bir şey bilmiyorlar.
19
Yahudayı kendinden bütün bütün attın mı? canın Siondan tiksindi mi? niçin bizi vurdun da bize şifa yok? Selâmet bekledik, ve iyilik gelmedi; ve şifa vaktini bekledik, ve işte, yılgınlık!
20
Ya RAB, kötülüğümüzü, ve atalarımızın fesadını biliyoruz; çünkü sana karşı suç işledik.
21
Kendi ismin uğrunda bizi hor görme; kendi izzetinin tahtını ucuzlatma; bizimle olan kendi ahdini an da bozma.
22
Milletlerin putları arasında yağmur yağdırabilen var mı? ve gökler yağmur verebilirler mi? ya RAB Allahımız, o sen değil misin? ve biz seni bekliyeceğiz, çünkü bütün bu şeyleri sen yaptın.
← Chapter 13
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 15 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52