bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Jeremiah 4
Jeremiah 4
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 3
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 5 →
1
EY İsrail, eğer dönersen, RAB diyor, eğer bana dönersen, ve mekruh şeylerini önümden kaldırırsan; o zaman serseri gezmiyeceksin;
2
ve hay olan RABBİN hakkı için hakikatla, adaletle, ve doğrulukla and edeceksin; ve milletler kendilerini RAB ile mubarek kılacaklar, ve onunla övünecekler.
3
Çünkü Yahuda erlerine ve Yeruşalime RAB şöyle diyor: İşletilmemiş toprağınızı nadas edin, ve dikenler arasına ekmeyin.
4
Kendinizi RAB için sünnet edin, ve yüreğinizin gulfesini atın, ey sizler, Yahuda erleri, ve Yeruşalimde oturanlar; yoksa işlerinizin kötülüğü yüzünden kızgınlığım ateş gibi çıkıp yanacak, ve söndüren olmıyacak.
5
Yahudada bildirin, ve Yeruşalimde işittirin; ve diyin: Memlekette boru çalın; yüksek sesle bağırın, ve diyin: Toplanın da duvarlı şehirlere girelim.
6
Siona doğru bayrak kaldırın; kaçıp sığının, durmayın; çünkü ben şimalden belâ, ve büyük kırgın getireceğim.
7
Aslan sık ağaçlı ormanından çıktı, ve milletleri helâk edici yola düştü; şehirlerin harap olsun, oturan kalmasın diye senin diyarını viran etmek için yerinden çıktı.
8
Bundan ötürü çul kuşanın, dövünüp uluyun; çünkü RABBİN kızgın öfkesi bizden dönmedi.
9
Ve o gün vaki olacak ki, RAB diyor, kıralın yüreği, ve reislerin yüreği tükenecek; ve kâhinler şaşacaklar, ve peygamberler şaşkın olacaklar.
10
Ve dedim: Ah, ya Rab Yehova! Size selâmet olacak, diyerek, gerçek bu kavmı ve Yeruşalimi çok aldattın; fakat kılıç cana erişti.
11
O vakit bu kavma ve Yeruşalime denilecek: Çöldeki çıplak yüksek yerlerden kavmım kızına doğru sıcak bir yel gelecek, harman savurmak için değil, ve temizlemek için değil;
12
benim için bunlardan fazla kuvvetli bir yel gelecek; şimdi ben de onlara hükümlerle söz söyliyeceğim.
13
İşte, bulutlar gibi çıkıyor, ve onun cenk arabaları kasırga gibi; atları kartallardan daha çevik. Vay başımıza! çünkü harap olduk.
14
Ey Yeruşalim, yüreğini kötülükten yıka ki, kurtulasın. Kötü düşüncelerin ne vakte kadar içinde kalacak?
15
Çünkü bir ses Dandan bildiriyor, ve kötü bir haber Efraim dağlığından işittiriyor.
16
Milletlere haber verin; işte, Yeruşalime karşı işittirin, etrafını kuşatacak olanlar uzak bir memleketten geliyorlar, ve Yahuda şehirlerine karşı bağırışıyorlar.
17
Çepçevre ona karşı tarla bekliyenler gibidirler, çünkü bana âsi oldu, RAB diyor.
18
Bunları sana yapan kendi yolun, ve kendi işlerindir; bu senin kötülüğündür; gerçek acıdır, gerçek yüreğine erişiyor.
19
Ah içim, içim! sancı yüreğimi sıkıyor; içimde yüreğim çarpıyor; susamıyorum; çünkü, ey canım, boru sesini, cenk nârasını işittin.
20
Kırgın üzerine kırgın haberi veriliyor; çünkü bütün diyar harap oldu; çadırlarım ansızın, çadırımın etekleri bir lâhzada harap oldu.
21
Ne vakte kadar bayrak göreceğim, boru sesi işiteceğim?
22
Çünkü kavmım sefihtirler, beni bilmiyorlar; onlar divane oğullardır, ve anlayışları yok; kötülük etmekte hikmetlidirler, fakat iyilik etmekte bilgileri yok.
23
Yere baktım, ve işte, ıssız ve boş; ve göklere baktım, ve ışıkları yoktu.
24
Dağlara baktım, ve işte, titriyorlar, ve bütün tepeler sarsılıyordu.
25
Baktım, ve işte, adam yok, ve göklerin bütün kuşları kaçmışlar.
26
Baktım, ve işte, semereli tarla bir çöl olmuş, ve bütün şehirleri RABBİN önünde, ve kızgın öfkesi karşısında yıkılmıştır.
27
Çünkü RAB şöyle diyor: Memleketin hepsi virane olacak; ancak bütün bütün bitirmiyeceğim.
28
Bundan ötürü memleket yas tutacak, ve gökler yukarıda kararacak; çünkü ben söyledim, ben tasarladım, ve nadim olmadım, ve ondan caymam.
29
Her şehir atlıların ve okçuların gürültüsünden kaçıyor; sık ağaçlı ormanlara giriyor, ve kayalara tırmanıyorlar; her şehir bırakıldı, ve onlarda oturan kimse yok.
30
Ve sen, harap olunca ne yapacaksın? erguvanî giyinsen de, altın süslerle bezensen de, gözlerini sürme ile büyütsen de, boşuna kendini güzelleştirirsin; âşıkların seni hor görüyorlar, canını arıyorlar.
31
Çünkü bir ses işittim, sanki ağrı çeken kadının sesi, sanki ilkini doğuranın sıkıntısı, Sion kızının sesi: Şimdi vay başıma! çünkü adam öldürenlerin önünde canım bayılıyor, diye ellerini açıp soluyor.
← Chapter 3
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 5 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52