bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
/
Jeremiah 6
Jeremiah 6
Turkish 2018 (Kitabı Mukaddes Eski ve Yeni Ahit)
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 7 →
1
EY Benyamin oğulları, Yeruşalimin içinden kaçıp sığının, ve Tekoada boru çalın, ve Beyt-hakkerem üzerine işaret dikin; çünkü şimalden belâ ve büyük kırgın gözetliyor.
2
Sion kızını, güzel ve nazik kızı, söküp atacağım.
3
Çobanlar ve sürüleri ona gelecekler; çepçevre ona karşı çadırlar kuracaklar; herkes yerinde otlıyacak.
4
Ona karşı cenk hazırlayın; kalkın ve öğleyin çıkalım. Vay başımıza! çünkü gün döndü, çünkü akşam gölgeleri uzandı.
5
Kalkın da geceleyin çıkalım, ve onun saraylarını yıkalım.
6
Çünkü orduların RABBİ şöyle dedi: Ağaç kesin, ve Yeruşalime karşı meteris dikin; yoklanacak olan şehir budur; içinde gaddarlıktan başka bir şey yok.
7
Bir kuyu nasıl su akıtırsa, o da kötülüğü öyle akıtıyor; orada zorbalık ve soygun işitiliyor; önümde daima hastalık ve yaralar var.
8
Ey Yeruşalim, edebini takın, yoksa canım senden ayrılır; yoksa seni bir virane, oturulmaz bir memleket ederim.
9
Orduların RABBİ şöyle diyor: Asmadan son üzümler nasıl toplanırsa, İsrailden artakalanları böylece bütün bütün toplıyacaklar; bağ bozan gibi elini yine küfelere at.
10
İşitsinler diye kime söyliyeyim, ve kime şehadet edeyim? işte, onların kulağı sünnetsizdir, ve iyi dinliyemezler; işte, RABBİN sözü kendileri için bir rüsvaylık oldu; ondan hoşlanmıyorlar.
11
Bundan ötürü RABBİN kızgınlığı ile doluyum; kendimi tutmaktan yoruldum; sokaktaki çocukların üzerine, ve yiğitler cemaati üzerine hepsini birden dök. Çünkü koca da karı da, çok günler yaşamış adamla beraber ihtiyar da ele geçecekler.
12
Ve evlerile tarlaları ve karıları hep birden başkalarına verilecek; çünkü memlekette oturanların üzerine elimi uzatacağım, RAB diyor.
13
Çünkü küçüğünden büyüğüne kadar onlardan her biri kötü kazanca düşkün; ve peygamberden kâhine kadar her biri hile ediyor.
14
Ve selâmet yokken onlar: Selâmet, selâmet, diyerek, kavmımın yarasını üstten iyi ettiler.
15
Mekruh şeyi yaptıkları zaman utandılar mı? hayır, hiç utanmadılar, kızarma ne olduğunu da bilmiyorlar; bundan dolayı düşenler arasında onlar da düşecekler; ben onları yoklayınca sürçecekler, RAB diyor.
16
RAB şöyle diyor: Yollar üzerinde durun ve bakın, ve iyi yol nerededir, diye eski yolları sorun; ve onda yürüyün, ve canlarınıza rahat bulursunuz; fakat: O yolda yürümeyiz, dediler.
17
Ve: Boru sesini iyi dinleyin, diyerek üzerinize bekçiler diktim; fakat: Dinlemeyiz, dediler.
18
Bundan dolayı, ey milletler, onlarda olanı işitin; ey cemaat, sen de anla.
19
İşit, ey yer; işte, ben bu kavmın üzerine bir belâ, kendi düşüncelerinin semeresini getiriyorum, çünkü sözlerimi iyi dinlemediler; şeriatim ise, onu kendilerinden attılar.
20
Ne için bana Şebadan günnük, ve uzak memleketten hoş kokulu kamış geliyor? yakılan takdimeleriniz makbul değil, ve bana kurbanlarınız hoş değil.
21
Bundan dolayı RAB şöyle diyor: İşte, bu kavmın önüne tökezler koyacağım; ve onlara takılıp babalarla oğullar bir arada sürçecekler; komşu dostu ile beraber yok olacak.
22
RAB şöyle diyor: İşte, şimal diyarından bir kavm geliyor; ve dünyanın uçlarından büyük bir millet ayaklanıyor.
23
Ellerine yay ve kargı alıyorlar; insafsızdırlar, acımaları da yok; sesleri deniz gibi gürliyor, ve atlara biniyorlar, tek adammış gibi sana karşı cenge dizilmişler, ey Sion kızı.
24
Onun haberini işittik; ellerimizin takati kesildi; doğuran kadın gibi bizi sıkıntı ve ağrı aldı.
25
Kıra çıkma, ve yolda yürüme; çünkü çepçevre düşman kılıcı, ve dehşet var.
26
Ey kavmım kızı, çul kuşan, ve külde kıvran; biricik oğlun yası gibi yas tutup acı acı dövün; çünkü harap edici üzerimize ansızın gelecek.
27
Seni kavmım arasında bir hisar, onların yolunu bilip deniyesin diye deneyici ettim.
28
Hepsi çok âsi, söz taşıyıp gezen adamlardır; tunçturlar, demirdirler; hepsi bozukturlar.
29
Körük üfürdükçe üfürüyor; ateş kurşunu bitirdi; boşuna eritip duruyorlar; çünkü içinden kötüleri ayrılmıyor.
30
Onlara işe yaramaz gümüş diyecekler, çünkü RAB onları kendisinden attı.
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 51
Chapter 52
Chapter 7 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52