bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Genesis 18
Genesis 18
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 17
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 19 →
1
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.
2
İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine,
3
Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma dedi,
4
Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin.
5
Madem kulunuza konuk geldiniz, bırakın size yiyecek bir şeyler getireyim. Biraz dinlendikten sonra yolunuza devam edersiniz. Adamlar, Peki, dediğin gibi olsun dediler.
6
İbrahim hemen çadıra, Saranın yanına gitti. Ona, Hemen üç sea ince un al, yoğurup pide yap dedi.
7
Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.
8
İbrahim hazırlanan buzağıyı yoğurt ve sütle birlikte götürüp konuklarının önüne koydu. Onlar yerken o da yanlarında, ağacın altında durdu.
9
Konuklar, Karın Sara nerede? diye sordular. İbrahim, Çadırda diye yanıtladı.
10
RAB, Gelecek yıl bu zamanda kesinlikle yanına döneceğim dedi, O zaman karın Saranın bir oğlu olacak. Sara RABbin arkasında, çadırın girişinde durmuş, dinliyordu.
11
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.
12
İçin için gülerek, Bu yaştan sonra bu sevinci tadabilir miyim? diye düşündü, Üstelik efendim de yaşlı.
13
RAB İbrahime sordu: Sara niçin, Bu yaştan sonra gerçekten çocuk sahibi mi olacağım? diyerek güldü?
14
RAB için olanaksız bir şey var mı? Belirlenen vakitte, gelecek yıl bu zaman yanına döndüğümde Saranın bir oğlu olacak.
15
Sara korktu, Gülmedim diyerek yalan söyledi. RAB, Hayır, güldün dedi.
16
Adamlar oradan ayrılırken Sodoma doğru baktılar. İbrahim onları yolcu etmek için yanlarında yürüyordu.
17
RAB, Yapacağım şeyi İbrahimden mi gizleyeceğim? dedi,
18
Kuşkusuz İbrahimden büyük ve güçlü bir ulus türeyecek, yeryüzündeki bütün uluslar onun aracılığıyla kutsanacak.
19
Doğru ve adil olanı yaparak yolumda yürümeyi oğullarına ve soyuna buyursun diye İbrahimi seçtim. Öyle ki, ona verdiğim sözü yerine getireyim.
20
Sonra İbrahime, Sodom ve Gomora büyük suçlama altında dedi, Günahları çok ağır.
21
Onun için inip bakacağım. Duyduğum suçlamalar doğru mu, değil mi göreceğim. Bunları yapıp yapmadıklarını anlayacağım.
22
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.
23
RABbe yaklaşarak, Haksızla birlikte haklıyı da mı yok edeceksin? diye sordu,
24
Kentte elli doğru kişi var diyelim. Orayı gerçekten yok edecek misin? İçindeki elli doğru kişinin hatırı için kenti bağışlamayacak mısın?
25
Senden uzak olsun bu. Haklıyı, haksızı aynı kefeye koyarak haksızın yanında haklıyı da öldürmek senden uzak olsun. Bütün dünyayı yargılayan adil olmalı. din bilginlerine göre RAB İbrahimin önünde kaldı.
26
RAB, Eğer Sodomda elli doğru kişi bulursam, onların hatırına bütün kenti bağışlayacağım diye karşılık verdi.
27
İbrahim, Ben toz ve külüm, bir hiçim dedi, Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.
28
Kırk beş doğru kişi var diyelim, beş kişi için bütün kenti yok mu edeceksin? RAB, Eğer kentte kırk beş doğru kişi bulursam, orayı yok etmeyeceğim dedi.
29
İbrahim yine sordu: Ya kırk kişi bulursan? RAB, O kırk kişinin hatırı için hiçbir şey yapmayacağım diye yanıtladı.
30
İbrahim, Ya Rab, öfkelenme ama, otuz kişi var diyelim? dedi. RAB, Otuz kişi bulursam, kente dokunmayacağım diye yanıtladı.
31
İbrahim, Ya Rab, lütfen konuşma yürekliliğimi bağışla dedi, Eğer yirmi kişi bulursan? RAB, Yirmi kişinin hatırı için kenti yok etmeyeceğim diye yanıtladı.
32
İbrahim, Ya Rab, öfkelenme ama, bir kez daha konuşacağım dedi, Eğer on kişi bulursan? RAB, On kişinin hatırı için kenti yok etmeyeceğim diye yanıtladı.
33
RAB İbrahim'le konuşmasını bitirince oradan ayrıldı, İbrahim de çadırına döndü.
← Chapter 17
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 19 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50