bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Genesis 37
Genesis 37
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 36
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 38 →
1
Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde yaşadı.
2
Yakup soyunun öyküsü: Yusuf on yedi yaşında bir gençti. Babasının karıları Bilha ve Zilpadan olan üvey kardeşleriyle birlikte sürü güdüyordu. Kardeşlerinin yaptığı kötülükleri babasına ulaştırırdı.
3
İsrail Yusufu öbür oğullarının hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaşlılığında doğmuştu. Yusufa uzun, renkli bir giysi yaptırmıştı.
4
Yusufun kardeşleri babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusufa tatlı söz söylemez oldular.
5
Yusuf bir düş gördü. Bunu kardeşlerine anlatınca, ondan daha çok nefret ettiler.
6
Yusuf, Lütfen gördüğüm düşü dinleyin! dedi,
7
Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın benim demetim kalkıp dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanıp önünde eğildiler.
8
Kardeşleri, Başımıza kral mı olacaksın? Bizi sen mi yöneteceksin? dediler. Düşlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler.
9
Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. Dinleyin, bir düş daha gördüm dedi, Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler.
10
Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: Ne biçim düş bu? dedi, Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?
11
Kardeşleri Yusufu kıskanıyordu, ama bu olay babasının aklına takıldı.
12
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.
13
İsrail Yusufa, Kardeşlerin Şekemde sürü güdüyorlar dedi, Gel seni de onların yanına göndereyim. Yusuf, Hazırım diye yanıtladı.
14
Babası, Git kardeşlerine ve sürüye bak dedi, Her şey yolunda mı, değil mi, bana haber getir. Böylece onu Hevron Vadisinden gönderdi. Yusuf Şekeme vardı.
15
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, Ne arıyorsun? diye sordu.
16
Yusuf, Kardeşlerimi arıyorum diye yanıtladı, Buralarda sürü güdüyorlar. Nerede olduklarını biliyor musun?
17
Adam, Buradan ayrıldılar dedi, Dotana gidelim dediklerini duydum. Böylece Yusuf kardeşlerinin peşinden gitti ve Dotanda onları buldu.
18
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.
19
Birbirlerine, İşte düş hastası geliyor dediler,
20
Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir hayvan yedi deriz. Bakalım o zaman düşleri ne olacak!
21
Ruben bunu duyunca Yusufu kurtarmaya çalıştı: Canına kıymayın dedi,
22
Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki kuyuya atın, ama kendisine dokunmayın. Amacı Yusufu kurtarıp babasına geri götürmekti.
23
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar
24
ve onu susuz, boş bir kuyuya attılar.
25
Yemek yemek için oturduklarında, Gilat yönünden bir İsmaili kervanının geldiğini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mısıra gidiyorlardı.
26
Yahuda, kardeşlerine, Kardeşimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanırız? dedi,
27
Gelin onu İsmaililere satalım. Böylece canına dokunmamış oluruz. Çünkü o kardeşimizdir, aynı kanı taşıyoruz. Kardeşleri kabul etti.
28
Midyanlı tüccarlar oradan geçerken, kardeşleri Yusufu kuyudan çekip çıkardılar, yirmi gümüşe İsmaililere sattılar. İsmaililer Yusufu Mısıra götürdüler.
29
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.
30
Kardeşlerinin yanına gidip, Çocuk orada yok dedi, Ne yapacağım şimdi ben?
31
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.
32
Giysiyi babalarına götürerek, Bunu bulduk dediler, Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?
33
Yakup giysiyi tanıdı, Evet, bu oğlumun giysisi dedi, Onu yabanıl bir hayvan yemiş olmalı. Yusufu parçalamış olsa gerek.
34
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.
35
Bütün oğulları, kızları onu avutmaya çalıştılarsa da o avunmak istemedi. Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak gideceğim diyerek oğlu için ağlamaya devam etti.
36
Bu arada Midyanlılar da Yusuf'u Mısır'da firavunun bir görevlisine, muhafız birliği komutanı Potifar'a sattılar.
← Chapter 36
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 38 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50