bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish (Yaşam Yayınları)
/
Genesis 43
Genesis 43
Turkish (Yaşam Yayınları)
← Chapter 42
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 44 →
1
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.
2
Mısırdan getirilen buğday tükenince Yakup, oğullarına, Yine gidin, bize biraz yiyecek alın dedi.
3
Yahuda, Adam bizi sıkı sıkı uyardı diye karşılık verdi, Kardeşiniz sizinle birlikte gelmezse, yüzümü göremezsiniz dedi.
4
Kardeşimizi bizimle gönderirsen, gider sana yiyecek alırız.
5
Göndermezsen gitmeyiz. Çünkü o adam, Kardeşinizi birlikte getirmezseniz, yüzümü göremezsiniz dedi.
6
İsrail, Niçin adama bir kardeşiniz daha olduğunu söyleyerek bana bu kötülüğü yaptınız? dedi.
7
Şöyle yanıtladılar: Adam, Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı? diye sordu. Bizimle ve akrabalarımızla ilgili öyle sorular sordu ki, yanıt vermek zorunda kaldık. Kardeşinizi getirin diyeceğini nereden bilebilirdik?
8
Yahuda, babası İsraile, Çocuğu benimle gönder, gidelim dedi, Sen de biz de yavrularımız da ölmez, yaşarız.
9
Ona ben kefil oluyorum. Beni sorumlu say. Eğer onu geri getirmez, önüne çıkarmazsam, ömrümce sana karşı suçlu sayılayım.
10
Çünkü gecikmeseydik, şimdiye dek iki kez gidip gelmiş olurduk.
11
Bunun üzerine İsrail, Öyleyse gidin dedi, Yalnız, torbalarınıza bu ülkenin en iyi ürünlerinden biraz pelesenk, biraz bal, kitre, laden, fıstık, badem koyun, Mısırın yöneticisine armağan olarak götürün.
12
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.
13
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.
14
Her Şeye Gücü Yeten Tanrı, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun da, adam öbür kardeşinizle Benyamini size geri versin. Bana gelince, çocuklarımdan yoksun kalacaksam kalayım.
15
Böylece kardeşler yanlarına armağanlar, iki kat para ve Benyamini alarak hemen Mısıra gidip Yusufun huzuruna çıktılar.
16
Yusuf Benyamini yanlarında görünce, kâhyasına, Bu adamları eve götür dedi, Bir hayvan kesip hazırla. Çünkü öğlen benimle birlikte yemek yiyecekler.
17
Kâhya Yusufun buyurduğu gibi onları Yusufun evine götürdü.
18
Ne var ki kardeşleri Yusufun evine götürüldükleri için korktular. İlk gelişimizde torbalarımıza konan para yüzünden götürülüyoruz galiba! dediler, Bize saldırıp egemen olmak, bizi köle edip eşeklerimizi almak istiyor.
19
Yusufun kâhyasına yaklaşıp evin kapısında onunla konuştular:
20
Aman, efendim! dediler, Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.
21
Konakladığımız yerde torbalarımızı açınca, bir de baktık ki, paramız eksiksiz olarak torbalarımızın ağzına konmuş. Onu size geri getirdik.
22
Ayrıca yeniden yiyecek almak için yanımıza başka para da aldık. Paraları torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz.
23
Kâhya, Merak etmeyin dedi, Korkmanıza gerek yok. Parayı Tanrınız, babanızın Tanrısı torbalarınıza koydurmuş. Ben paranızı aldım. Sonra Şimonu onlara getirdi.
24
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.
25
Kardeşler öğlene, Yusufun geleceği saate kadar armağanlarını hazırladılar. Çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.
26
Yusuf eve gelince, getirdikleri armağanları kendisine sunup önünde yere kapandılar.
27
Yusuf hatırlarını sorduktan sonra, Bana sözünü ettiğiniz yaşlı babanız iyi mi? dedi, Hâlâ yaşıyor mu?
28
Kardeşleri, Babamız kulun iyi diye yanıtladılar, Hâlâ yaşıyor. Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar.
29
Yusuf göz gezdirirken kendisiyle aynı anneden olan kardeşi Benyamini gördü. Bana sözünü ettiğiniz küçük kardeşiniz bu mu? dedi, Tanrı sana lütfetsin, oğlum.
30
Sonra hemen oradan ayrıldı, çünkü kardeşini görünce yüreği sızlamıştı. Ağlayacak bir yer aradı. Odasına girip orada ağladı.
31
Yüzünü yıkadıktan sonra dışarı çıktı. Kendisini toparlayarak, Yemeği getirin dedi.
32
Yusufa ayrı, kardeşlerine ayrı, Yusufla yemek yiyen Mısırlılara ayrı hizmet edildi. Çünkü Mısırlılar İbranilerle birlikte yemek yemez, bunu iğrenç sayarlardı.
33
Kardeşleri Yusufun önünde büyükten küçüğe doğru yaş sırasına göre oturdular. Şaşkın şaşkın birbirlerine baktılar.
34
Yusuf'un masasından onlara yemek dağıtıldı. Benyamin'in payı ötekilerden beş kat fazlaydı. İçtiler, birlikte hoş vakit geçirdiler.
← Chapter 42
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 43
Chapter 44
Chapter 45
Chapter 46
Chapter 47
Chapter 48
Chapter 49
Chapter 50
Chapter 44 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50