bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 11
Job 11
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 10
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 12 →
1
E Naamalı Tsofar cevap verip dedi:
2
Söz yığını cevapsız mı kalsın? Ve çok söz söyliyen salih mi sayılmalı?
3
Senin övünmelerin insanları sustursun mu? Ve sen istihza edince, seni kimse utandırmasın mı?
4
Çünkü diyorsun: Öğrettiğim halistir; Ve senin gözlerinde ben temizim.
5
Fakat keşke Allah söylese, Ve sana karşı dudaklarını açsa,
6
Ve hikmetin sırlarını sana bildirse! Çünkü o anlayışta kat kattır. Ve bil ki, Allah fesadından sana bağışlıyor.
7
Allahın derinliğini bulabilir misin? Kadîrin sonuna erebilir misin?
8
Gökler kadar yüksektir, ne edebilirsin? Ölüler diyarından derindir, ne anlıyabilirsin?
9
Ölçüsü dünyadan uzun, Ve denizden geniş.
10
Eğer geçip giderse, ve eğer kilitlerse, Ve eğer mahkemeye çağırırsa, kim onu çevirebilir?
11
Çünkü yalancı adamları o bilir; Dikkat etmese de, kötülüğü görür.
12
Fakat boş adamın aklı yoktur, Ve insan yaban eşeğinin sıpası gibi doğuyor.
13
Eğer sen yüreğini doğrultursan, Ve ona ellerini açarsan;
14
Eğer kendi elinde kötülük varsa, onu uzaklaştır, Ve haksızlık senin çadırlarında oturmasın;
15
Gerçek, o zaman lekesiz olarak yüzünü kaldırırsın; Ve pekişmiş olursun da korkmazsın;
16
Çünkü sen kendi meşakkatini unutursun, Onu akıp geçmiş sular gibi anarsın.
17
Ve hayatın öğle vaktinden daha berrak olur; Kararmış olsa da sabah gibi olur.
18
Ve güvenirsin, çünkü ümit vardır; Ve her yanını araştırıp emniyette yatarsın.
19
Ve yatacaksın, korkutan da olmıyacak; Ve bir çokları senin yüzünü diliyecekler.
20
Fakat kötülerin gözleri sönecek, Ve kaçacak yerleri yok olacak; Ve onların ümidi son soluğu vermek olacaktır.
← Chapter 10
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 12 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42