bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 24
Job 24
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 23
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 25 →
1
İÇİN Kadîr vakitler ayırıp saklamadı? Ve onu tanıyanlar niçin onun günlerini görmezler?
2
Sınırları yerlerinden kaldırıyorlar; Sürüler gaspedip otlatıyorlar.
3
Öksüzlerin eşeğini sürüyorlar; Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.
4
Yoksulları yoldan saptırıyorlar; Memleketin düşkünleri hep gizlenmede.
5
İşte, çöldeki yaban eşekleri gibi İşlerine çıkıyorlar, erkenden yiyecek arıyarak; Çocukları için bozkır onlara ekmek verir.
6
Yemlerini tarladan biçerler; Ve kötü adamın bağında kalanı devşirirler.
7
Geceyi çıplak geçirirler, esvapsız, Ve soğukta örtüleri yoktur.
8
Dağların sağanağından ıslanırlar, Ve sığınacak yer olmadığı için kayaya sarılırlar.
9
Öksüzü çekip memeden ayırırlar, Ve düşkünden rehin alırlar;
10
Onlarsa çıplak geziyorlar, esvapsız, Ve açken demetler taşıyorlar.
11
Bu adamların duvarları arasında zeytin yağı çıkarıyorlar; Onların mâsaralarını basıyorlar, ve susuzluk çekiyorlar.
12
Şehirden insanların iniltisi geliyor, Ve yaralıların canı bağırmada; Fakat Allah bu uygunsuzluğa bakmıyor.
13
Bunlar ışığa isyan edenlerdendir; Onun yollarını tanımazlar, Ve onun yollarında durmazlar.
14
Katil ışıkla beraber kalkar; Düşkünü ve yoksulu öldürür; Ve geceleyin hırsız gibidir.
15
Zina edenin gözü de alaca karanlığı bekler: Beni göz görmez, der; Ve yüzüne örtü kor.
16
Karanlıkta evleri deliyorlar; Gündüzün saklanmaktalar; Işık nedir bilmezler.
17
Çünkü sabah onların hepsi için ölüm gölgesidir; Çünkü ölüm gölgesi dehşetlerine alışıktırlar.
18
Suların yüzünde tez geçip gidiyorlar; Yeryüzünde onların payı lânetlidir; Bağlar yoluna yünelmezler.
19
Kuraklık ve sıcaklık kar sularını alıp götürür; Ölüler diyarı da suç işliyenleri.
20
Rahim onu unutacaktır; Kurtlar onu tatlı tatlı yiyeceklerdir; Artık anılmıyacak; Ve haksızlık bir ağaç gibi kırılacaktır.
21
Çocuğu olmamış kısır kadını yolar, Ve dul kadına iyilik etmez.
22
Böyle iken Allah zorlu adamları kuvvetile kayırmadadır; Yaşamaktan emin olmıyan, ayağa kalkıyor.
23
Allah onlara emniyet verir, ve ona güvenirler; Ve onun gözleri onların yolları üzerindedir.
24
Yükselirler; az sonra yok olurlar, Ve alçalırlar, hep başkaları gibi onlar da alınıp götürülürler, Ve başağın başı gibi kesilirler.
25
Ve eğer şimdi böyle değilse, kim beni yalancı çıkarır, Ve benim sözümü hiçe indirir?
← Chapter 23
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 25 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42