bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 12
Job 12
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 11
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 13 →
1
E Eyub cevap verip dedi:
2
Gerçek, kavm sizsiniz, Hikmet de sizinle beraber ölecek!
3
Fakat sizin gibi benim de aklım var; Ben sizden aşağı değilim; Ve bu gibi şeyleri kim bilmez?
4
Dostu için gülünecek bir adam gibi oldum, Ben ki, Allahı çağırırdım ve bana cevap verirdi; Salih ve kâmil adam gülünç oldu!
5
Kaygısı olmıyanın düşüncesinde felâkete hakaret var; Ayağı kayanlar için bu hazırdır.
6
Soyguncuların çadırları rahatta, Ve Allahı gazaba getirenler emniyetteler; Onların eline Allah bol bol getiriyor.
7
Fakat şimdi sor hayvanlara, ve sana öğretsinler; Ve göklerin kuşlarına, ve sana bildirsinler;
8
Yahut toprağa söyle, ve sana öğretsin; Denizin balıkları da sana anlatırlar.
9
Bütün bunlar arasında kim bilmez ki, Bunu RABBİN eli yapmıştır?
10
O RAB ki, her yaşıyanın canı, Bütün beşer cinsinin soluğu onun elindedir.
11
Damak yediğini nasıl tatarsa, Kulak da sözü öyle denemez mi?
12
Hikmet ihtiyarlarda, Anlayış da ömrün uzunluğundadır.
13
Hikmet ile ceberrut Allahtadır, Öğüt ve anlayış onundur.
14
İşte, o yıkıyor da, yeniden bina olunamıyor; İnsanı kilitliyor da, açılamıyor.
15
İşte, suları bağlıyor da, kuruyorlar; Ve onları salıveriyor da, dünyayı alt üst ediyorlar.
16
Kuvvet ve hikmet ondadır; Aldatan da aldanan da onundur.
17
Öğütçüleri soyulmuş olarak sürer, Ve hâkimleri çıldırtır.
18
Kıralların vurduğu bağı çözer, Ve onların beline ip bağlar.
19
Kâhinleri soyulmuş olarak sürer, Ve zorlu adamları devirir.
20
Emin adamların sözünü ortadan kaldırır, Ve ihtiyarların aklını alır.
21
Hakareti emîrlerin üzerine döker, Ve kudret sahiplerinin kuşağını gevşetir.
22
Karanlık içinden derinlikler açar, Ve ölüm gölgesini ışığa çıkarır.
23
Milletleri büyütür, ve onları yok eder; Milletleri genişletir, ve onları sürgün eder.
24
Dünya kavmı başında olanların aklını kaldırır, Ve yolu olmıyan bir çölde onları dolaştırır.
25
Karanlıkta el yordamı ile yürürler, ve ışık yoktur; Ve onları sarhoş gibi dolaştırır.
← Chapter 11
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 13 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42