bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 40
Job 40
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 39
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 41 →
1
İNE RAB Eyuba cevap verip dedi:
2
Kadîrin işini kötü gören onunla çekişir mi? Allah ile davalaşan cevap versin.
3
O zaman Eyub RABBE cevap verip dedi:
4
İşte, ben değersiz bir şeyim; sana ne cevap vereyim? Elimi ağzıma koyuyorum.
5
Bir kere söyledim, ve cevap vermem; Ve iki kere söyledim, ve artık etmem.
6
Ve RAB kasırganın içinden Eyuba cevap verip dedi:
7
Şimdi kuşağını beline vur, erkek gibi; Sana sorayım da, bana anlat.
8
Hükmümü de sen boşa mı çıkaracaksın? Haklı çıkarılasın diye beni mi suçlu çıkarıyorsun?
9
Allah gibi sende bazu var mı? Ve onun gibi bir sesle gürliyebilir misin?
10
Şimdi azametle ve rıfatla süslen; Ve izzet ve haşmet giy.
11
Öfkenin taşkınlıklarını boşalt; Ve her kibirliye bakıp onu alçalt.
12
Her kibirliye bakıp onu çökert; Ve oldukları yerde kötüleri ayak altında çığne.
13
Bir arada onları toprağa gizle, Gizli yerde yüzlerine sargı sar.
14
O zaman ben de seni överim, Sağ elin seni kurtarabilir diye.
15
İşte bak, seninle beraber yarattığım behemot; Sığır gibi ot yer.
16
İşte bak, kuvveti belindedir, Kudreti de karnı adalelerinde.
17
Kuyruğunu erz ağacı gibi diker; Butlarının sinirleri örülmüştür.
18
Kemikleri tunçtan borulardır; Kaburgaları demir çubukları gibi.
19
Allahın baş eseri odur; Yaratanı onun kılıcını vermiştir.
20
Gerçek onun yiyeceğini kendisine dağlar getirir, O dağlar ki, bütün kır hayvanları orada oynaşırlar.
21
Sidre çalılıkları altında yatar, Kamışlarla örtülü yerde, bataklıkta.
22
Sidreler onu gölgelerile örterler; Onu vadinin söğütleri kuşatır.
23
İşte, ırmak coşsa bile, o ürkmez; Erden onun ağzına kadar kabarsa, o emindir.
24
O bakarken kimse onu tutabilir mi? Ve halkalar için burnunu delebilir mi?
← Chapter 39
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 41 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42