bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 9
Job 9
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 8
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 10 →
1
E Eyub cevap verip dedi:
2
Gerçek, bilirim ki, öyledir; Fakat Allah önünde insan nasıl haklı çıkabilir?
3
Eğer onunla çekişmek istese, Ona cevap veremez binde birine,
4
Yürekten hikmetli ve kuvvette şiddetli olan odur; Kim ona serteldi de selâmet buldu?
5
Dağları yerinden kaldıran odur, ve farkına varmazlar, Öfkesi ile onları alt üst ettiği zaman;
6
Dünyayı yerinden sarsan odur, Ve onun direkleri titrer;
7
Güneşe emreden odur, o da doğmaz, Ve yıldızları mühürler;
8
Tek başına gökleri geren odur, Ve denizin dalgaları üzerinde yürüyen odur;
9
Dübbi Ekberi, Oriyon yıldızı ile Ülker burcunu, Ve cenubun odalarını yaratan odur;
10
Büyük keşfedilemez şeyler, Ve sayısız şaşılacak şeyler yapan odur,
11
İşte, yanımdan geçer de onu görmem; Ve geçip gider de farkına varmam.
12
İşte, şikârı kapar, kim onu çevirir? Kim ona: Ne yapıyorsun, der?
13
Allah öfkesini geri döndürmez; Onun altında Rahabın yardımcıları çöker.
14
Nerede kaldı ki, ben ona cevap vereyim, Ve onunla çekişmek için sözlerimi seçeyim?
15
Ona, haklı olsam da, cevap vermezdim; Hâkimime yalvarırdım.
16
Eğer çağırmış olsaydım, ve bana cevap vermiş olsaydı, Yine sesime kulak verdi diye inanmazdım;
17
O ki, beni kasırga ile eziyor, Ve boşuna yaralarımı çoğaltıyor.
18
Beni bırakmıyor ki, soluğumu alayım, Ancak acılığa beni doyuruyor.
19
Eğer kuvvet için ise, işte kuvvetlidir! Eğer adalet için işe, o der ki: Kim beni mahkemeye çağırır?
20
Salih olsam da ağzım beni kötüler; Ben kâmil olsam da beni iğri çıkarır.
21
Ben kâmilim; kendimi saymıyorum; Hayatımı hor görmekteyim;
22
Hepsi bir! bunun için diyorum: Kâmili de kötüyü de bitirmektedir.
23
Birden bire belâ ölüm saçınca, Suçsuzların mihneti ile eğlenir.
24
Dünya kötülerin eline verilmiş; Hâkimlerinin gözlerini kapıyan odur; Eğer o değilse kimdir?
25
Benim günlerim ise ulaktan daha tez; İyilik görmeden kaçmadalar.
26
Geçip gidiyorlar, hafif kayıklar gibi, Şikârının üzerine süzülen kartal gibi.
27
Desem ki: Şekvamı unutayım; Mahzun çehremi bırakayım, ferahlı olayım;
28
Bütün dertlerimden yılarım, Beni suçsuz saymıyacaksın bilirim.
29
Mahkûm olacağım; Öyle ise boş yere niçin emek çekeyim?
30
Eğer kar suyu ile yıkansam, Ve ellerimi kül suyu ile temizlesem;
31
Yine pislik çukuruna beni batırırsın, Esvabım da benden tiksinir.
32
Çünkü o benim gibi insan değil ki, ona cevap vereyim, Ve birlikte mahkemeye gidelim.
33
Aramızda bir hakem yok ki, Elini ikimizin üzerine koysun.
34
Sopasını üzerimden kaldırsın, Ve onun dehşeti beni yıldırmasın;
35
O zaman söylerdim, ve ondan korkmazdım; Çünkü böyle ben kendimde değilim.
← Chapter 8
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 10 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42