bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 21
Job 21
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 20
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 22 →
1
E Eyub cevap verip dedi:
2
Dinleyin, sözümü dinleyin; Ve bana tesellileriniz bu olsun.
3
Beni bırakın, ben de söyliyeyim; Ve ben söyledikten sonra siz eğlenedurun.
4
Ya ben, benim şekvam insana mı? Ve niçin benim canım dar olmasın?
5
Bana bakın da şaşın, Ve elinizi ağzınıza koyun.
6
Şunu andıkça yılmadayım, Ve etimi titreme alıyor.
7
Kötüler niçin yaşıyorlar, Kocayorlar da kudretleri artıyor?
8
Kendilerile beraber onların zürriyeti önlerinde, Filizleri de gözleri önünde pekişir,
9
Evleri selâmettedir ve korkusuz, Allahın sopası da üzerlerinde değil.
10
Onların boğası çiftleşir de, boşa gitmez; Onların ineği doğurur, ve düşürmez.
11
Yavrularını bir sürü gibi salıverirler, Ve çocukları oynaşırlar.
12
Tef ile ve çenk ile terennüm ederler, Ve kaval sesile sevinç duyarlar.
13
Günlerini iyilikte geçirirler, Ve ölüler diyarına bir lâhzada inerler.
14
Ve Allaha derler: Bizden git; Çünkü yollarının bilgisinden hoşlanmayız.
15
Kadîr nedir ki, ona kulluk edelim? Ve ona dua edersek faydamız nedir?
16
İşte, kendi iyilikleri ellerinde değil; Kötülerin öğüdü benden ırak olsun!
17
Kaç kere kötülerin kandili sönmüştür, Üzerlerine felâketleri gelmiştir, Allah gazabında onlara pay olarak ağrılar vermiştir,
18
Yelin önündeki saman gibi, Ve kasırganın alıp götürdüğü saman ufağı gibi olmuşlardır?
19
Siz: Allah onun fesadını oğulları için saklar, diyorsunuz. Bunu bilsin diye kendisine ödesin;
20
Kendi helâkini gözleri görsün, Ve Kadîrin gazabından içsin.
21
Çünkü aylarının sayısı kesilince, Kendisinden sonra evi için ne kaygısı olur?
22
Allaha bilgi öğretilir mi? Yüksekte olanlara hükmeden odur.
23
Biri kuvvetinin kemalinde ölür, Büsbütün rahat ve kaygısız;
24
Kovaları sütle doludur, Ve kemiklerinin iliği körpedir.
25
Ve ötekisi can acılığı içinde ölür, Ve iyiliği hiç tatmamıştır.
26
Toprakta birlikte yatarlar, Ve üzerlerini kurtlar kaplar.
27
İşte, ben düşüncelerinizi bilirim, Onlarla bana zorbalık etmek istediğiniz düzenleri.
28
Çünkü siz diyorsunuz: Hani emîrin evi? Ve kötülerin oturduğu çadır nerede?
29
Siz yoldan geçenlere sormadınız, Ve şehadetlerine akıl erdirmediniz mi ki,
30
Felâket gününde kötü adam esirgenir, Gazap gününde onlara yol gösterilir?
31
Kendi yolunu onun yüzüne kim vurur? Ve ettiğini ona kim öder?
32
Ve o kabre götürülür, Ve türbeye bekçilik ederler.
33
Dere toprağının topakları ona tatlı gelir, Ve herkes onun ardınca sürüklenir, Ve önünde olanların sayısı yoktur.
34
Ve nasıl siz beni boş yere teselli ediyorsunuz? Sizin cevaplarınızdan baki kalan ise, ancak hainliktir.
← Chapter 20
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 22 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42