bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 14
Job 14
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 13
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 15 →
1
NSAN ki, kadından doğmuştur, Günleri kısadır, ve sıkıntıya doyar.
2
Çiçek gibi çıkar, ve solar; Ve gölge gibi kaçar, ve durmaz.
3
Böyle olana mı sen gözlerini açıyorsun da, Beni kendinle muhakemeye çekiyorsun?
4
Kirliden temizi kim çıkarabilir? hiç kimse.
5
Mademki onun günleri tayin olunmuştur, Aylarının sayısı senin nezdindedir, Ve mademki onun sınırını sen koydun, ve öte geçemez;
6
Ondan göz çevir de, Gününü bitirinciye kadar rahat etsin, bir gündelikçi gibi.
7
Çünkü bir ağaç için ümit vardır, Kesilse yine sürer, Ve onun filizleri eksik olmaz.
8
Kökü yerde kocasa, Ve kütüğü toprakta ölse bile;
9
Su kokusunu alınca filizlenir, Ve bir fidan gibi dal salar.
10
Fakat insan ölür, ve çöker; Ve adam son soluğunu verir, hani, o nerede?
11
Nasıl ki, gölden sular akıp gider, Ve ırmak çöl olur ve kurur;
12
İnsan da öylece yatar da kalkmaz; Gökler yok oluncıya kadar uyanmazlar, Ve uykularından uyandırılmazlar.
13
Keşke ölüler diyarında beni gizlesen, Öfken gecinciye kadar beni saklasan, Bana mühlet versen de, o vakit beni ansan!
14
İnsan ölürse dirilir mi? Nöbetim savuluncıya kadar, Bütün savaşım günlerinde beklerdim,
15
Sen çağırırdın, ben de sana cevap verirdim; Ellerinin işini özlerdin.
16
Fakat şimdi adımlarımı saymaktasın; Suçumun üzerinde beklemekte değil misin?
17
Günahım torba içinde mühürlüdür, Ve fesadımın üzerine mührünü bastın.
18
Fakat dağ yıkılıp harap olur; Ve kaya yerinden taşınır;
19
Sular taşları aşındırır; Selleri yerin toprağını sürükliyip götürür; İnsanın ümidini böyle yok ediyorsun.
20
Daima onu yenersin, ve o geçip gider; Onun çehresini değiştirip gönderirsin.
21
Oğulları izzet bulur da, o bilmez; Ve düşkün olurlar, ve onların halini anlamaz.
22
Kendisi için ancak kendi eti sancılanır, Kendisi için de canı yas tutar.
← Chapter 13
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 15 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42