bible
ra
🌐 Language
English
Español
Français
Deutsch
Português
Italiano
Nederlands
Русский
中文
日本語
한국어
العربية
Türkçe
Tiếng Việt
ไทย
Indonesia
All Languages
Home
/
Turkish
/
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
/
Job 6
Job 6
Turkish KMEYA (Old Translation 1941)
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 7 →
1
E Eyub cevap verip dedi:
2
Keşke kederim bir kere tartılsa, Ve felâketimle beraber teraziye konsa!
3
Çünkü şimdi denizlerin kumundan daha ağır olurdu; Sözlerim bundan ötürü abuksabuk oldu.
4
Çünkü Kadîrin okları içimdedir, Ruhum onların zehirini içmede; Allahın dehşetleri bana karşı cenge dizildiler.
5
Yaban eşeği otun yanında anırır mı? Yahut öküz kendi yemi yanında böğürür mü?
6
Tadı olmıyan şey tuzsuz yenilirmi? Yahut yumurtanın akında tat olur mu?
7
Canım onlara dokunmak istemiyor; Onlar bana mekruh ekmek gibidir.
8
Keşke dilediğim gelse; Ve Allah özlediğimi bana verse!
9
Kerem edip Allah beni ezse, Ve elini serbest bıraksa da, hayatımın bağını kesse!
10
Bu da bana bir teselli olsun, Ve esirgemez azabın içinde sevinçle coşayım, Kuddûsun sözlerini inkâr etmedim diye.
11
Kuvvetim nedir ki, bekliyeyim? Ve sonum ne ki, sabredeyim?
12
Kuvvetim taşların kuvveti mi? Yahut etim tunçtan mıdır?
13
Değil mi ki, kendime yardımım yok, Ve sağlam öğüt benden uzağa sürüldü?
14
Yüreği erimekte olana dostundan inayet gerek, Kadîrin korkusunu bıraksa bile.
15
Kardeşlerim hainlik ettiler, bir vadi gibi, Akıp giden vadilerin yatağı gibi;
16
O vadiler ki, buzla bulanıktır, Ve kar onların içine gizlenir;
17
Isındıkları zaman görünmez olurlar; Sıcak olunca yerlerinden yok olurlar.
18
Onların yolundan kervanlar sapar; Çöle çıkarlar da helâk olurlar.
19
Tema kervanları bakındılar, Şeba yolcuları onlara ümit bağlamışlardı.
20
Güvenmiş oldukları için utandılar; Oraya vardılar, ve şaşırdılar.
21
Çünkü siz de şimdi bir hiç oldunuz; Bir dehşet görüyorsunuz, ve korkuyorsunuz.
22
Ben dedim mi ki: Bana bir şey verin, Ve: Benim için malınızdan rüşvet verin,
23
Yahut: Beni düşman elinden kurtarın, Veya: Haydutların elinden beni azat edin?
24
Bana öğretin, ben de susarım; Ve yanıldığım neresi bana anlatın.
25
Doğruluk sözleri ne kuvvetlidir! Fakat kınamanız neyi kınayor?
26
Sözleri mi kınamağı düşünüyorsunuz? Mademki biçarenin sözleri bir yel gibidir.
27
Evet, öksüz için kura atardınız, Ve dostunuz için pazarlık ederdiniz.
28
Ve şimdi kerem edip bana yünelin; And olsun ki, size karşı yalan söylemiyorum.
29
Haydi dönün, haksızlık olmasın; Evet, yine dönün; benim davam doğrudur.
30
Dilimde haksızlık var mı? Damağım kötü şeyleri ayırt etmez mi?
← Chapter 5
Jump to:
Chapter 1
Chapter 2
Chapter 3
Chapter 4
Chapter 5
Chapter 6
Chapter 7
Chapter 8
Chapter 9
Chapter 10
Chapter 11
Chapter 12
Chapter 13
Chapter 14
Chapter 15
Chapter 16
Chapter 17
Chapter 18
Chapter 19
Chapter 20
Chapter 21
Chapter 22
Chapter 23
Chapter 24
Chapter 25
Chapter 26
Chapter 27
Chapter 28
Chapter 29
Chapter 30
Chapter 31
Chapter 32
Chapter 33
Chapter 34
Chapter 35
Chapter 36
Chapter 37
Chapter 38
Chapter 39
Chapter 40
Chapter 41
Chapter 42
Chapter 7 →
All chapters:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42